Cevaplanmamış mesajlar | Aktif başlıkları görüntüle
|
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
|
[ 14 mesaj ] |
|
| Yazar |
Mesaj |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: Organ Bağışında Belçika Modelini istiyoruz. Gönderilme zamanı: Pzr Mar 22, 2009 9:40 pm |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
Aşağıdaki linkten konu ile ilgili anketimize katılmanızı rica ederim.http://www.pha-turkey.com/forum/viewtopic.php?f=54&t=694"Kim bir nefsi, bir başka nefse haksız yere öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim bir insanın hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur." Maide Suresi (32)
"Bir de dediler ki: "Biz bir sürü kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" De ki : " Gerçekten, ister taş olun, ister demir, İsterse gönlünüzde büyüyen herhangi bir yaratık!" Hemen: "Bizi kim (eski varlığımıza) iade edebilir?" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan o kudret sahibi!" İsra Suresi (49-51) BELÇİKA MODELİ Alıntı: RADİKAL - ANKARA - 2006'nın son ayıydı. CHP Bursa Milletvekili ve Meclis Başkanvekili Ali Dinçer, Meclis'in o hareketli ortamından uzak, hasta yatağındaydı. Dünya 2007'yi karşılamaya hazırlanırken, Dinçer, yeni yılı göremeyeceğini düşünüyordu. Ta ki o 'telefon'a kadar. Telefonun ucundaki bir ses, kendisini hayata bağlayacak karaciğerin bulunduğunu söylüyordu. Karaciğer yetmezliği olan Dinçer, 22 Aralık'ta ameliyata alındı. Sekiz saatlik organ nakli operasyonu başarıyla geçmiş, usta siyasetçi için hayat o gün yeniden başlamıştı. Ali Dinçer, iyileşerek önceki gün Meclis'e döndü ve ilk işi, kendisi gibi hayatları pamuk ipliğine bağlı hastalar için bir adım atmak oldu. "Damdan düşenin halini en iyi damdan düşen anlar" diyen Dinçer, Türkiye'nin organ bağışında çok geri olduğunu belirterek, bu konuda 'Belçika modeli'ni önerdi. Dinçer'in Meclis'teki basın toplantısına, ameliyatını gerçekleştiren doktorları Prof. Dr. Sadık Ersöz, Prof. Dr. Kağan Karayalçın ve Doç. Dr. Selçuk Haznedaroğlu da katıldı. Dinçer, söze, kendisine karaciğeri takılan Hasan Saka'ya rahmet dileyerek, ailesine de şükranlarını sunarak başladı: "Bundan sonra görevim bu konuda daha fazla aktif olmak . Türkiye'de organ bağışı konusunda gönüllülerin sayısı 140-150'yi geçmiyor. Gönüllü olarak bağış yapılmasına karşın beyin ölümü gerçekleşmiş hasta yakınlarının da 'olur'unun alınması gerek. Oysa Belçika'da her vatandaş organlarını bağışlamış durumda. Beyin ölümü gerçekleştiği zaman yakınları bağışlamak istemediklerini söylerlerse nakil yapılamıyor. Bu, da yüzde 2'lik küçük bir rakam." Önerdiği Belçika modeli konusunda uzman isimlerin katılımı ve diğer partilerle temas sonucu bir yasa teklifi hazırlayacağını söyleyen Dinçer, sonuçtan umutlu: "Belçika modeli uygulanabilir. Askere gideceğimiz zaman aileden veya şahsın kendisinden onay alınıyor mu? Hayır alınmıyor. Organ nakli de aslında böyle bir gö-rev; vatan görevidir. Belçika modeli, AB'ye uyum yasası olarak düşünülebilir. Bunu, Türk yasal sistemine adapte edebiliriz." Prof. Dr. Sadık Ersöz'ün verdiği bilgilere göre Türkiye'de yılda 2 bin 500-3 bin karaciğer nakline ihtiyaç varken, sadece 500 nakil yapılıyor. Bunların yalnız 140'ı kadavralardan, diğerleri ise canlı vericilerden elde ediliyor. Kafaları bulandıran 'organ mafyası' konusu ise bir şehir efsanesinden ibaret. Çünkü Ersöz'ün deyimiyle, 'organ hırsızlığı, bir taksi şoförünün F-16'yı hangardan çıkarıp çalmasına benziyor'. Dinçer daha sonra, hayata dönmesini pastayla kutladı. Mumları üflerken, organ bekleyen hastalara 'hayat' diledi. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=211820
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
En son Kamil Hamidullah tarafından Sal Mar 24, 2009 8:09 pm tarihinde düzenlendi, toplamda 4 kere düzenlendi.
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: Bağışa Belçika Modeli Gönderilme zamanı: Pzr Mar 22, 2009 11:28 pm |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
http://site.marmarakampus.com/v2/forumlar/404/marmara+universitesi+ba+bel+ika+modeli/muhabirkedi/02-02-2007
Bağışa Belçika Modeli
Alıntı: 2 Åžubat, 2007 - 09:58 — MK User Bağışa Belçika Modeli
Organını bağışlayan değil bağışlamayan kayda geçsin
Başarılı bir karaciğer nakli operasyonu geçiren TBMM Başkanvekili Ali Dinçer, organ bağışında "Belçika Modeli"nin esas alınmasını önerdi. Dinçer, "bağış yapanların" değil, "bağış yapmak istemeyenlerin" kayda geçirilmesini isteyerek bu konuda bir yasa teklifi vereceğini bildirdi.
ALİ Dinçer, dün TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin önüne, karaciğer nakli operasyonunu gerçekleştiren Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Organ Nakli Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sadık Ersöz, Prof. Dr. Kağan Karayalçın ve Doç. Dr. Selçuk Haznedaroğlu ile birlikte çıktı. Dinçer konuşmasına, karaciğeri kendisine nakledilen Hasan Saka'ya rahmet dileyerek ve oğlunun organ bağışına izin veren Şükran Er'e teşekkürlerini ileterek başladı. Dinçer, "Organ bağışı can kurtarır" yazılı pastayı da keserek gazetecilere ikram etti. Dinçer, organ bağışına ilişkin görüşlerini şöyle açıkladı:
BELÇİKA'DA YÜZDE 98
"Belçika'da dünyaya gelen herkes, organlarının tamamını bağışlamış olarak kabul ediliyor. Organlarını bağışlamak istemeyenlerin dilekçeyle başvurması gerekiyor. Bu oran da sadece yüzde 2. Yani bu ülkede yaşayanların yüzde 98'i organlarının nakledilmesini kabul etmiş durumda. Askere gideceğimiz zaman aileden veya şahsın kendisinden onay alınmıyor. Ülkenin birliğini, bütünlüğünü, milletin canını korumak, huzurunu sağlamak için askere gidiyoruz. Organ nakli de aslında böyle bir vatan görevidir. Belçika modeli, AB'ye uyum yasası olarak düşünülebilir. Bunu, Türk yasal sistemine adapte edebiliriz. Ben bu konuda üzerime düşeni yapacağım. Konuyu yasa teklifi olarak TBMM gündemine getireceğim."
Mendilde nazar boncuÄŸu
18 Yaşında hayatını kaybeden Hasan Saka'nın karaciğeriyle yeni bir hayata başlayan TBMM Başkanvekili Ali Dinçer'in basın toplantısında, yaka mendilindeki nazar boncuğu dikkat çekti. Dinçer, nazarlığın kızı tarafından takıldığını söyledi. Dinçer'in yanında doktoru Prof. Sadık Ersöz de yer aldı.
hürriyet
Not: Ali Dinçer'i rahmetle anıyoruz.
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
En son Kamil Hamidullah tarafından Pzr Mar 22, 2009 11:38 pm tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: TBMM BAŞKANVEKİLİ ALİ DİNÇER: "ORGAN BAĞIŞI CAN KURTARI Gönderilme zamanı: Pzr Mar 22, 2009 11:35 pm |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
TBMM BAŞKANVEKİLİ ALİ DİNÇER: "ORGAN BAĞIŞI CAN KURTARIR'' http://www.meclishaber.gov.tr/develop/owa/haber_portal.aciklama?p1=39839 Meclis Haber yazdı: TBMM Başkanvekili Ali Dinçer kendisine karaciğer naklini yapan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Organ Nakli Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sadık Ersöz, Prof. Dr. Kağan Karayalçın ve Doç. Dr. Selçuk Haznedaroğlu ile birlikte Parlamentoda basın toplantısı düzenledi. 01 Şubat 2007 Perşembe TBMM Başkanvekili Ali Dinçer, kendisine karaciğer naklini yapan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Organ Nakli Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sadık Ersöz, Prof. Dr. Kağan Karayalçın ve Doç. Dr. Selçuk Haznedaroğlu ile birlikte Parlamentoda basın toplantısı düzenledi.
Ali Dinçer, ''İlk zamanlar nakledilecek karaciğer bulunamadı. Hayattan kayıyordum. Belki de bugün sizin aranızda olamayacaktım'' diye konuştu. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra karaciğeri kendisine nakledilen Hasan Saka'ya rahmet dileyen Dinçer, oğlunun organ bağışına izin veren Şükran Saka'ya da bir kez daha teşekkürlerini iletti. Kendisine kan vermek için yüzlerce kişinin, havanın soğuk olmasına rağmen geç saatlerde hastaneye koştuğunu anlatan Dinçer, ''Yurttaşlarımız, olağanüstü bir vefa gösterdi. Verdiğim emeklerim helal olsun. Yeni halimle hizmet etmeye devam edeceğim'' dedi.
-''ISDIRAP ÇEKENLERİ GÖRDÜM, YAŞADIM''-
Organ nakli konusunun Türkiye'de geliştirilmesi gerektiğine dikkati çeken Dinçer, konuyla ilgili yasal düzenleme yapılması konusunda her partinin milletvekilleriyle görüşmeye başladığını bildirdi. Dinçer, 40 bin civarında diyaliz hastası olduğunu ve bu hastaların haftada 3 gün diyalize girmeleri gerektiğini, bu hastaların yıllık 1 milyar avro maliyeti olduğunu kaydetti. Organ nakli ile 100 binlerce hastanın sağlığa kavuşturulmasının mümkün olduğunu vurgulayan Dinçer, ''Karaciğer nakli bekleyen 3 bin kişi olmasına rağmen, gönüllü karaciğer nakli yapanların sayısı 140-150'yi aşmıyor. Bunun için toplumun ciddi çaba göstermesi lazım. Hastanede ısdırap çekenleri gördüm, yaşadım'' diye konuştu. Organ naklinin yaygınlaştırılması konusunda medya, eğitim kurumları ve dini kurumlara büyük görevler düştüğüne dikkati çeken Dinçer, ''Bu konuyu el birliğiyle çözüme kavuşturabiliriz'' dedi.
-''CİDDİ, RADİKAL ÇÖZÜM GETİRİLMELİ''-
TBMM Başkanvekili Dinçer, Belçika'da dünyaya gelen herkesin organlarının tamamını bağışlamış olarak kabul edildiğini bildirerek, organlarını bağışlamak istemeyenlerin dilekçeyle başvurması gerektiğini söyledi. Belçika'da yüzde 2 oranındaki nüfusun müracaat ederek organlarını bağışlamak istemediklerini belirttiklerini kaydeden Dinçer, bu ülkede yaşayanların yüzde 98'inin organlarının nakledilmesini kabul ettiklerini söyledi. Organ naklinin kolaylaştırılıp, bürokrasinin en aza indirilmesi gerektiğini ifade eden Ali Dinçer, şöyle devam etti: ''Organ naklinin yetersizliği konusu hepimizin sorunu. Bu konuda ciddi, radikal çözüm getirilmeli. Belçika modeli uygulanabilir. Askere gideceğimiz zaman aileden veya şahsın kendisinden onay alınmıyor. Ülkenin birliğini bütünlüğünü, milletin canını korumak, huzurunu sağlamak için askere gidiyoruz. Organ nakli de aslında böyle bir görev; vatan görevidir. Belçika modeli, AB'ye uyum yasası olarak düşünülebilir. Bunu, Türk yasal sistemine adapte edebiliriz.'' Dinçer, organ naklinin yaygınlaştırılması, tıp fakültesi bulunan illere organ nakil merkezlerinin kurulması, organ naklini organize edecek ulusal koordinasyon kurumu kurulmasının gerektiğini anlattı.
-''ORGAN MAFYASININ ASLINDAN ÇOK ADI VAR''-
Prof. Dr. Sadık Ersöz ise ölenlerden hiçbirinin cebinde organ bağışı yapıldığına ilişkin karta rastlamadıklarını belirterek, ''Bağış yapanların kart taşıması konusu pratikte uygulanamadı'' dedi. Ersöz, gazetecilerin organ mafyasına ilişkin bir sorusu üzerine ''Mafyanın aslından çok adı var. Organ hırsızlığı, bir taksi şoförünün F-16'yı hangardan çıkarıp çalmasına benzer. Çok yıllar önce özel bir sağlık kuruluşunda hastanın izni olmaksızın organları alınmıştı. Onun haricinde böyle bir şey söz konusu değil. Depremde ölenlerin organlarının çalındığı iddiası tamamen asılsızdı. Organ nakli çok kontrollü bir ameliyatla yapılması mümkün. Organ hırsızlığı konusunda yaşanılan korkular yersizdir'' diye konuştu. Daha sonra TBMM Başkanvekili Ali Dinçer, karaciğer nakli yapılarak yeniden yaşama dönmesi nedeniyle, üzerinde ''Organ bağışı can kurtarır'' yazılı pastayı kesti. Dinçer, ''2007 yılında sizlerle olamayabilirdim. Organ nakli sonucu hayata yeniden bağlandım'' dedi.
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: "ORGAN BAĞIŞINDA HALKI BİLİNÇLENDİRMEK GEREKİYOR Gönderilme zamanı: Sal Mar 24, 2009 11:16 am |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
http://www.istanbulbarosu.org.tr/Detail.asp?CatID=1&SubCatID=1&ID=2703
"ORGAN BAÄžIÅžINDA HALKI BİLİNÇLENDİRMEK GEREKİYOR”
İstanbul Barosu yazdı: İstanbul Barosu SaÄŸlık Hukuku Komisyonunca 20 Nisan 2007 Cumartesi günü İstanbul Üniversitesinde düzenlenen “.Organ Bağışı ve Organ Naklinde Yasal Sorunlar” paneli yapıldı
Büyük ilgi gören panel iki oturum halinde gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarından sonra ilk oturuma geçildi. İlk oturumu yöneten İstanbul Barosu Başkanı Av. Kazım Kolcuoğlu, ilk oturumun konuşmacılarından birinin panelden iki gün önce hayatını kaybeden, kendisine de karaciğer nakledilmiş TBMM Başkan Vekili ve CHP Milletvekili Ali Dinçer olduğunu belirterek kendisinin kaybından dolayı duyduğu üzüntüyü belirtti. Kolcuoğlu panele katılanları Ali Dinçer için saygı duruşuna davet etti.
İlk oturumu açan Av. Kazım Kolcuoğlu, yaptığı kısa konuşmada, organ bağışı ve naklinin birbirini tamamlayan iki kavram olduğunu, bağış olmayınca naklin de olamayacağını bildirdi.
3 Haziran 1979’da yürürlüğe giren Organ bağışı ve naklini düzenleyen 2238 sayılı yasanın günümüz koÅŸullarına yanıt vermediÄŸini belirten KolcuoÄŸlu, TBMM SaÄŸlık Komisyonunda bulunan yeni yasa tasarısına, tartışmalar sonucu yapılacak önerilerin önemli katkılar saÄŸlayacağını söyledi.
Organ bağışında halkımızın yeterli bilince ulaÅŸmadığı için dünyadaki oranların tersine ülkemizde canlıdan bağışın yüksek oranlarda bulunduÄŸuna dikkat çeken KolcuoÄŸlu, “Asıl olan kadavradan organ alarak naklin gerçekleÅŸmesidir. Canlıdan alınan organ, bağışlayanı bir süre sonra sıkıntıya sokabilir. Biz yaÅŸamı savunmak adına bunu zorunlu olmadıkça pek tercih etmiyoruz” dedi.
KonuÅŸmasında Malatya’da yaÅŸanan trajik olaylara da gönderme yapan İstanbul Barosu BaÅŸkanı KolcuoÄŸlu, konuÅŸmasını şöyle tamamladı: “İnsanlar yaÅŸamlarını devam ettirmek üzere organlarını bağışlarken, bazı gençlerimizin kör inancın karanlığında inançları ve etnik kökenleri nedeniyle insanları boÄŸazlamasıyla bir insanlık dramı yaşıyoruz. Ülkemizi barış, sevgi odağı haline getirip çaÄŸdaÅŸ geleceÄŸe taşımak yerine, karanlık dini odaklarca koÅŸullandırılarak gençlerimize insanların boÄŸazlatılmasını nefretle kınıyorum.”
TBMM SaÄŸlık, Çalışma, Aile ve Sosyal İliÅŸkiler Komisyonu BaÅŸkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Organ bağışı ve nakli üzerinde son zamanlarda yapılan çalışmalarda bazı iyileÅŸmelerin göründüğünü, örneÄŸin İstanbul, İzmir ve Antalya’da organ bağışı konusunda bilinç düzeyinin yükseldiÄŸini bildirdi.
Organ nakli için kalifiye hekimlerimizin ve donanımlı hastanelerimizin bulunduÄŸunu belirten Cevdet Erdöl, “Bize düşen bilinç düzeyini arttırmak ve bağış oranını yükseltmektir. Bunun için 2238 sayılı yasayı büyük ölçüde deÄŸiÅŸtiriyoruz. Organ bağışını daha kolaylaÅŸtırıyor, bürokratik engellerden arındırmaya çalışıyoruz” dedi.
Organ mafyası, organların satılması, ailenin muvafakati konularında bilgi veren Erdöl, organ bağışında kadavrayı tercih ettiklerini, bunun için beyin ölümünün yeterli görüleceğini, yürürlükteki yasada kardialog, anestezist, nörolog ve beyin cerrahının onayının yeni yasada ikiye indirileceğini söyledi.
Memorial Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, organ naklinin tarihçesi hakkında bilgi verdi ve kendi yaptığı organ nakli ameliyatlarından görsel örnekler sundu.
Organ naklinde en önemli sorunun yeterince organ bulunamaması olduğunu belirten Prof. Dr. Kalayoğlu, organ naklinde koordinatörlük sistemine ihtiyaç bulunduğunu, aslında tıp öğrencilerine organ naklini öğretemediklerini, ameliyat yapmadan öğrenmenin mümkün olmadığını, ameliyat için de organ bulunması gerektiğini bildirdi.
Kısa bir arardan sonra ikinci oturuma geçildi. Oturumu yöneten İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Mehmet Nuri Karahan, 40 bin yurttaşımızın organ nakli beklediğini, Anayasamızın yaşam hakkını güvence altına aldığını, ancak devlet olanaklarının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarına da bu konuda görevler düştüğünü bildirdi.
Konunun önemini ve ciddiyetini istatistiklerle anlatan Karahan, “Kısa sürede çözüm beklemiyoruz. Ama konuya duyarsız kalmak da mümkün deÄŸil. Baro olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmeye çalışıyor ve herkesi organ bağışı yapmaya çağırıyorum” dedi.
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Koordinatörler Kurulu Başkanı Dr. Ata Bozoklar, organ bağışı ve naklinin bütün katmanları ve herkesi ilgilendirdiğini söyledi.
Organ bağışı konusunda yeterince bir bilinç oluÅŸturulamadığını, gelir düzeyi yüksek gruplarda organ bağışının daha düşük görüldüğünü belirten Bozoklar, Türkiye’de tüm diyaliz hastalarına böbrek takılabilse yılda 1 milyar dolar tasarruf saÄŸlanabileceÄŸini bildirdi.
Beyin ölümünün zamanında yapılamadığı ve organizasyon bozukluğu nedeniyle organ naklinde başarılı olamadığını öne süren Ata Bozoklar, daha çok yoğunu bakım yatağına sahip olmamız, ölüm zamanını çabuk tespit etmemiz, koordinasyon konusun geliştirmemiz gerektiğini savundu.
İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Sunay Akyıldız da konuşmasında yasaların net ve anlaşılır olması gerektiğini, yeni hazırlanan yasa taslağı üzerinde iyi çalışılması, değişiklik önerilerinin dikkate alınması ve özellikle organ nakli koordinatörlerinin görevlerinin ve mali konuların ayrıntılı olarak belirlenmesi gerektiğini bildirdi.
Tıbbi ölüm yerine beyin ölümü deyiminin kullanılması gerektiÄŸine iÅŸaret eden Av. Akyıldız, Belçika modeli hakkında bilgi verdi ve “Organ naklinin canlıdan deÄŸil kadavradan yapılması için el birliÄŸi etmeliyiz. YaÅŸama hakkı en temel ve kutsal bir haktır. Buna zarar verici hareketlerde bulunmayalım” dedi.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Öğretim Üyesi ve İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Fatih Selami Mahmutoğlu da konuya ceza hukuku açısından yaklaştı.
Organ bağışında ayaküstü rıza almanın mümkün olmadığını, bağışçıya hukuki, ahlaki ve psikolojik ne gibi sorunlarla karşılaşacağının anlatılması gerektiğini vurgulayan Mahmutoğlu, organ mafyası, organ satılması ve rızası olmadan organ alınması konularını TCK açısından irdeledi.
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: HER İNSAN POTANSIYEL ORGAN NAKLİ HASTALIKLARI ADAYI Gönderilme zamanı: Sal Mar 24, 2009 11:24 am |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
SAKIN UNUTMAYALIM; HER İNSAN POTANSIYEL ORGAN NAKLİ HASTALIKLARI ADAYIDIR!
http://74.125.77.132/search?q=cache:B2NJXH_qGq0J:www.gencdiyaliz.com/forum/showthread.php%3Ftid%3D606+organ+naklinde+bel%C3%A7ika+modeli&cd=12&hl=tr&ct=clnk&gl=tr&lr=lang_tr
FATİH BOLAT yazdı: ORGAN BAGISI HAKKINDA BIR MAKALE
CHP Bursa milletvekili Ali Dincer hayatini kaybetmis. Uzuldum. Ali Dincer ile bundan 13-14 sene once bir soyleside tanismistim, etrafindakileri motive eden, akli basinda, ne konustugunu bilen bir insandi. Ortalamanin 3 standart sapma uzerinde bir CHP'liydi. Hurriyet'in haberi vesilesiyle gecen zaman icerisinde neler yaptigi hakkinda biraz fikir edinebildim.
Ali Dincer gecenlerde organ nakline ihtiyac duymus. "Sansi" yaver gitmis ve organ bulmus, niye "sansli" diyoruz kendisine? Hurriyet acikliyor:
"Başarılı ameliyatın ardından tedavi süreci olumlu geçen Dinçer 31 Ocak'ta TBMM'ye gelerek Genel Kurul oturumuna katıldı. Bunun hemen ardından da Meclis kürsüsüne çıkan Dinçer, organ bağışı çağrısı yaptı. Dinçer, sağlığı ile ilgilenen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Tayyip Erdoğan, bakanlar Kurulu üyeleri ve milletvekillerine teşekkür ettiği konuşmasında, organ naklinin önemine işaret etti ve Türkiye'de yüz binlerce insanın organ nakli beklediğini, buna karşılık yılda sadece 140 kişinin organ bağışında bulunduğunu söyledi."
Turkiye'deki durum benim dusundugumden daha da vahimmis. Demek sadece ve sadece 140 kisi organ bagisi yapiyormus. Neyse, Hurriyet'in haberine devam edelim:
"Dinçer, Belçika'da sadece organını bağışlamak istemeyenlerin dilekçe verdiğini anımsatarak, "Bu ülkede organ bağışı sorunu yok. Biz de bu konuda yeni tedbirler almalıyız" dedi. Organ bağışının bir merkezden yürütülmesi için kurul oluşturulmasını da öneren Dinçer daha sonra düzenlediği basın toplantısında da şunları söyledi:
"Nasıl askerlik doğal, zorunlu bir vatan göreviyse organ ve doku bağışı da böyle olmalıdır. Ulusal Organ Nakli Kurumu kurulmalıdır. Bu kurum, organ bağışlarını düzenleme, alma, nakil yapılacak merkezlere ulaştırma işlerini üstlenmeli, organ bağışı sağlayan, nakil yapanları maddeten desteklemelidir.""
Boylece Belcika'daki uygulama hakkinda da bilgi sahibi olduk.
Bakiniz, benim veya tanidigim hic kimsenin organ bagisina ihtiyaci yok. Basima geldi de organ bagisi meselesini o yuzden surekli gundeme getiriyorum diye bir durum da yok. Insanlarin organlarini bagislamasi (veya denetimli bir piyasada satmasi) ekonomik faydayi arttiracak bir faaliyet. Yine de gerek politikacilarimiz olsun gerekse de 140 kisi disinda halkimizin tamami olsun baslarina gelmedikten sonra organ bagisi isine sicak bakmiyorlar.ama bır gunde kendı baslarına gelırse sakın sasırmayın
SAKIN UNUTMAYALIM; HER İNSAN POTANSIYEL ORGAN NAKLİ HASTALIKLARI ADAYIDIR!
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: Gönderilme zamanı: Sal Mar 24, 2009 5:44 pm |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
En son Kamil Hamidullah tarafından Sal Mar 24, 2009 8:27 pm tarihinde düzenlendi, toplamda 3 kere düzenlendi.
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: ORGAN BAĞIŞI HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ Gönderilme zamanı: Sal Mar 24, 2009 6:52 pm |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
ORGAN BAĞIŞI HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ
http://www.konyasm.gov.tr/
T.C. S.B. Konya İl SaÄŸlık Müdürlüğü yazdı: ORGAN BAÄžIÅžI HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ Bizim yada en sevdiklerimizden birinin organ nakline ihtiyacı olursa ne yaparız? Onları yaÅŸatmak için nelerden vazgeçebileceÄŸimizi bir düşünün! Bir gün daha bizimle kalması için neleri feda edebileceÄŸimizi? Ve bu durumdaki binlerce gözü yaÅŸlı insanı….. Lütfen… Organ bağışına destek verelim, duyarlılık gösterelim! ORGAN NAKLİ NEDİR? Vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı bir vericiden veya ölüden alınan saÄŸlam ve aynı görevi üslenecek bir organın nakledilmesi iÅŸlemidir. ORGAN BAÄžIÅžI NEDİR? Bir kiÅŸinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaÅŸamı sona erdikten sonra doku ve organlarının baÅŸka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesidir. NAKİL YAPILABİLECEK DOKU VE ORGANLAR HANGİLERİDİR? Ülkemizde nakil yapılan organlar -Böbrek -Deri -KaraciÄŸer -Kalp -AkciÄŸer -Pankreas -İncebağırsak Nakil yapılan dokular ise; -Kemik -Kemik iliÄŸi -Kornea -Kalp kapağı HER ÖLÜMDEN SONRA ORGANLAR ALINABİLİR Mİ? Organ bağışı yapılsa bile her ölümden sonra organ nakli mümkün deÄŸildir. ÖrneÄŸin evde yada yolda vefat eden bir kimse bağış kartı ve ailesinin rızası olsa bile organları alınamaz. Yalnızca hastane yoÄŸun bakım ortamında tıbben ölümü gerçekleÅŸen insanlardan organ nakli yapılabilir. Yani sıkça duyduÄŸumuz deprem ve felaketlerden sonra cesetlerin organlarının alınması gibi bir durum söz konusu deÄŸildir. BİR ORGAN HERKESE NAKLEDİLEBİLİR Mİ? Bir organın hiçbir özellik aranmadan herhangi birine nakledilmesi söz konusu deÄŸildir.Organ naklinde alıcı verici olacak kiÅŸilerin doku uyumları önem arz etmektedir. Alıcı ve vericinin doku uyumları testlerle belirlenir en yüksek doku uyumunda cerrahi iÅŸlem gerçekleÅŸtirilir. Ayrıca doku uyumunun yanı sıra nakille verilen bağışıklık önleyici ilaçlarla (İmmunsuppresive) ameliyat baÅŸarısı yükselir. KİŞİ ÖLMEDEN ORGAN NAKLİ KARARI ALINABİLİR Mİ? Tıpta en temel ilke her bireyin kendi yaÅŸam hakkı olduÄŸu ve trilyonda bir yaÅŸama dönüş ÅŸansı bile olsa bu ÅŸansın sonuna kadar kullanılması gerektiÄŸidir. Hiç kimse için nasıl olsa ölecek tabiri kullanılamaz. Hastane yoÄŸun bakım ortamında doktorlardan oluÅŸan bir ekip tarafından tıbbi ölüm kararı verilmeden organ nakli düşüncesi asla gündeme gelemez. DİNEN BİR SAKINCA VAR MIDIR? Diyanet İşleri BaÅŸkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, organ bağışını insanın insana yapabileceÄŸi en büyük yardım olarak tanımlanmıştır. 6.3.1980 tarih 396 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduÄŸunu bildirmiÅŸtir. DiÄŸer islam ülkelerinde de ve bütün büyük dinlerde de benzer kararlar mevcuttur. Kur'an-ı Kerim'de de (Maide Suresi, Ayet 32) " KİM BİR KİMSEYE HAYAT VERİRSE, ONUN SANKİ BÜTÜN İNSANLARA HAYAT VERMİŞÇESİNE SEVAP KAZANACAÄžI " beyan olunmuÅŸtur. NEREYE-NASIL ORGAN BAÄžIÅžI YAPABİLİRİM? -İl SaÄŸlık Müdürlüğü -Hastaneler -Organ nakli yapan merkezlere Organ bağışı yapmak isteyen kiÅŸiler yukarda belirtilen yerlere baÅŸvuru yaparak iki tanık huzurunda bir belge imzalayarak organ bağışı kartına sahip olurlar. Organ bağışı kartını alan kiÅŸinin, bağış kartını her zaman üzerinde taşıması gerekmektedir. ORGAN BAÄžIÅžI İÇİN YAÅž SINIRI VE ÖZELLİK ARANIYOR MU? 18 YaÅŸ ve üzeri akli dengesi yerinde olan herkes organ bağışı yapabilir ve organ bağışı kartı sahibi olabilir. BÜTÜN ORGANLARIMI BAÄžIÅžLAMAK İSTEMİYORUM, MÜMKÜN MÜ? Organ bağışı kartının bir bölümünde bağışlamak istediÄŸiniz organlarla ilgili seçenekler mevcuttur, bu bölümde iÅŸaretlediÄŸiniz organlarınız dışında her hangi bir organınızın alınması söz konusu deÄŸildir. HER ORGAN BAÄžIÅžI YAPANIN ORGANLARI MUTLAKA ALINIR MI? KiÅŸi organ bağışı yapmış olabilir fakat evde yolda yada kaza yerinde ölümü gerçekleÅŸmiÅŸ ise organları alınamaz. Daha öncede belirttiÄŸimiz gibi ancak hastane ortamında tıbben ölümü gerçekleÅŸmiÅŸ kiÅŸilerin organları alınabilir. ORGAN BAÄžIÅžI FİKRİMDEN VAZGEÇTİM! MÜMKÜN MÜ? Organ bağışı kartı sahibi olsanız dahi, istediÄŸiniz anda ailenize bildirerek ve bağış kartınızı yırtarak, fikrinizden vazgeçebilirsiniz. ORGAN BAÄžIÅžI YAPTIÄžIMI, AİLE BİREYLERİMDEN GİZLEMEK İSTİYORUM! ÜZERİMDEN ÇIKACAK BAÄžIÅž KARTI YETERLİMİDİR? Hiçbir zaman bağış kartı tek başına yeterli deÄŸildir. Ailenizin yada yakınlarınızın rızası olmadan organlarınız alınamaz. Bu sebeple bağış yaptığınız andan itibaren bu kararınızı ailenizle paylaÅŸmanız gerekmektedir, organ bağışı bir nevi mirastır. ORGANLARIMIN BİRİNE SATILMA İHTİMALİ YADA BELİRLİ KİŞİLERE ÖZELLİKLE VERİLME DURUMU VAR MIDIR? KiÅŸilerin bir bedel karşılığı organlarını vermeleri 2238 sayılı yasaya göre yasaktır. Bağışlanan organlar, bu konuyla ilgilenen Ulusal Koordinasyon Sistemi tarafından tıbben acilliÄŸi ve doku uyumuna göre en uygun alıcıya nakil edilir. Bu belirlemede zengin, fakir, ırk, cinsiyet vb. ayrımlar kesinlikle yapılmaz. ORGANLARI ALINAN KİŞİNİN CENAZESİ VUCUT BÜTÜNLÜĞÜ BOZULMADAN TESLİM EDİLMESİ MÜMKÜN MÜDÜR? Organları alınan kiÅŸinin cenazesi, kamuoyuna yansıdığı gibi bir torba içinde teslim edilmez aksine son derece özenli bir ÅŸekilde vücut bütünlüğü bozulmadan aileye teslim edilir. Bu konuda nakil merkezleri özellikle hassasiyet göstermektedir. TÜRKİYE’DE ORGAN NAKLİ NE DURUMDADIR. 1975 CANLI DONÖRDEN BÖBREK NAKLİ 1978 KADAVRADAN BÖBREK NAKLİ 1988 KADAVRADAN KARACİĞER NAKLİ 1989 İLK BAÅžARILI KALP NAKLİ 1990 CANLI AKRABADAN KISMİ KARACİĞER NAKLİ 1991 KALP KAPAÄžI NAKLİ 1998 KADAVRA KARACİĞERİ İKİYE BÖLÜNEREK İKİ KİŞİYE NAKLİ. 1979 yılında Organ Ve Doku Alınması, Saklanması Ve Nakli Hakkında 2238 sayılı kanun çıkarılmış ve bu yasa 1982 yılında yeniden düzenlenmiÅŸtir.
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Gönderilme zamanı: Sal Mar 24, 2009 7:01 pm |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
Organ ve Doku Nakli Hizmetleri
http://www.bsm.gov.tr/hiz_hast03.htm
T.C. S.B. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü yazdı: Organ ve Doku Nakli Hizmetleri
Tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar, tüm dünyanın olduğu gibi, ülkemizin de önemli sağlık sorunlarından biridir. Organ ve doku nakli bekleyen hastaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Kalp ve karaciğer nakli bekleyen hastalar, uygun organ bulunamadığı takdirde yaşamlarını kısa bir süre içinde kaybetmektedir. Bugün 30.562 kronik böbrek yetmezliği hastası diyaliz cihazlarına bağlı olarak 'bir gün böbrek nakli olabilmek umuduyla' yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Nakil bekleyen hastaların bazıları ise tedavi olabilmek umuduyla yurt dışında çareler aramaktalar.
Organ Nakli Nedir ?
Tedavisi mümkün olmayan hastalıklar nedeniyle görev yapamayacak derecede hasar gören organların yerine, canlı veya ölüden alınan yeni, sağlam organın konularak hastanın tedavi edilmesine organ nakli denilir.
Hangi Organ ve Dokuların Nakli Yapılmaktadır?
Ülkemizde nakli yapılan organlar; böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve ince barsaktır, Nakli yapılan dokular ise; kalp kapağı, kornea, kemik, kemik iliği, deridir.
Böbrekler sağ ve solda olmak üzere iki tanedir. Dakikada 1 litre kanı süzerek vücudu zararlı maddelerden temizlerler. Ancak bir çok sebepten böbrek dokusu zarar görerek işlevini yapamaz hale gelebilir. Böbrek yetmezliğine bağlı ölümlerin %60'ını oluşturan kronik iltihabi durumda böbrekler fonksiyonlarını kaybederler. Bu durumda böbrek nakli gerekir.
Kalp kasını tutarak harap eden hastalıklarda kalp görevini yapamamaktadır. Bu hastalar nakil olmaz ise çok kısa sürede hayatlarını kaybetmektedir ve ancak kalp nakli ile yaşamaları mümkündür.
Karaciğer karın boşluğunun sağ tarafında yer alır. Karaciğer hücrelerinin tahrip olduğu, siroz, kronik sarılık, karaciğer kanseri gibi tıbbi tedavinin başarısız kaldığı hastalıklarda karaciğer nakli tek çözüm olarak ortaya çıkmaktadır.
Organ Nakli Kimlerden Yapılır?
Organ ve doku nakli, canlıdan ve kadavradan olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilebilmektedir.
Kadavra donör (verici): Trafik kazası, kurşunlanma, beyin kanaması vb. nedenlerle yoğun bakımda tedavisi devam ederken, beyin ölümü denilen geri dönüşümsüz beyin hasarı gelişmiş hastaların organları bağışlandığı takdirde bunlar kadavra donör olarak tanımlanmaktadır. Böbrek, karaciğer, pankreas, kalp, kalp kapakları, kornea kadavradan nakillerde kullanılmaktadır.
Canlı donör: Organ nakli gereken hastanın eşi veya yakın akrabaları doku, kan grubu vb. uyum mevcut ise organ bağışında bulunabilmektedir. Bunlar canlı donör olarak tanımlanmaktadır. Böbrek ve karaciğer canlıdan nakil yapılabilen organlardır.
Beyin Ölümü Nedir?
Beyin ölümü, beyin fonksiyonlarının irreversibl (geri dönüşümsüz) olarak kaybolmasıdır. Beyin ölümü gerçekleşen kişide solunum ve dolaşım ancak yoğun bakım koşullarında ventilatör gibi destek makinelerine bağlanarak sürdürülebilmektedir. Solunum ve kalp atımları yapay olarak sürdürülebilirken, beyin fonksiyonları yapay olarak sürdürülemez. Bu nedenle kişi beyni öldüğü zaman tıbben ölü kabul edilir. Yoğun bakım ünitelerinde verilen tüm tıbbi desteğe rağmen ortalama 24-36 saat sonra beyin dışındaki organlar da fonksiyonlarını kaybederler.
Beyin ölümü tanısı almış kişilerin hayata dönmesi mümkün değildir.
Beyin ölümünün gerçekleşmesinden sonra bu kişiler kadavra donör olarak adlandırılır. Bu donörlerde en kısa süre içerisinde (organlar fonksiyonlarını kaybetmeden önce) organların alınarak bekleyen hastalara nakledilmesi gereklidir.
Beyin Ölümü İle Bitkisel Hayat Arasındaki Fark Nedir?
Beyin ölümü ile bitkisel hayat kavramları birbirinden farklıdır. En önemli fark, bitkisel hayattaki hastaların solunumlarının devam etmesidir. Bu hastalar aylarca ya da yıllarca yaşamaya devam etmekte ve bazı durumlarda iyileşerek normale dönebilmektedir.
Beyin ölümünü, çok basit bir benzetme ile vazodaki çiçeğe, bitkisel hayatı ise saksıdaki çiçeğe benzetebiliriz. Vazodaki çiçek istesek de istemesek de birkaç gün sonra solacak ve kuruyacaktır. Oysaki saksıdaki çiçek suladığımız müddetçe solmayacaktır.
Dünyada ve Ülkemizde Organ Naklinin Gelişimi
İnsanda canlıdan ilk böbrek nakli 1947 de Boston da gerçekleştirilmiştir. İlk başarılı kalp nakli ise 1967 yılında Dr. Christian Barnard tarafından gerçekleştirilmiştir.
Türkiye'de ilk kez 22 Kasım 1968 de Ankara Yüksek İhtisas Hastanesinde Dr. Kemal BEYAZIT tarafından kalp nakli yapılmış ancak hasta kaybedilmiştir. İlk başarılı organ nakli ise 3 Kasım 1975 yılında Dr. Mehmet HABERAL ve ekibince Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'nde bir anneden oğluna yapılan canlıdan canlıya böbrek nakli olmuştur. Bunu 1978 yılında aynı ekibin kadavradan yaptığı ilk böbrek nakli izlemiştir.
2004 yılı Ekim ayı itibarıyla Ülkemizde 12 Kalp Nakli Merkezi, 17 Karaciğer Nakli Merkezi, 25 Böbrek Nakli Merkezi, 21 Kemik İliği Nakli Merkezi ve 11 Göz Bankası mevcuttur.
Ülkemizde yeterli donanıma sahip nakil merkezleri ve deneyimli bilim adamları olduğu halde, organ bağışının yetersiz olması sebebiyle nakil sayıları yetersiz kalmaktadır.
Bazı ülkelerde 2003 yılında milyon nüfusa düşen kadavra donör sayısı aşağıda görülmektedir:
ÜLKE Milyon Nüfusa Düşen Donör İSPANYA 33,8 FRANSA 18,3 ALMANYA 12,3 İNGİLTERE 9,7 YUNANİSTAN 6,4 TÜRKİYE 1,6
Ülkemizde yıllara göre yapılan kadavradan nakillere ve toplam nakillere ait veriler aşağıdaki tablolarda görülmektedir.
Tablo 1: Yıllara Göre Kadavra Donör Sayılan ve Kadavradan Nakil Sayıları Yıllar Donör Böbrek Karaciğer Kalp Kalp Kapağı 2000 46 92 38 11 7 2001 89 162 65 27 25 2002 102 189 82 20 15 2003 105 177 86 23 24
Tablo 2: Yıllara Göre Yapılan Toplam Organ ve Doku Nakilleri Yıllar Böbrek canlı+kadavra Karaciğer canlı+kadavra Kalp Kalp Kapağı Kornea Kemik İliği Pankreas 2000 368 59 11 7 913 293 - 2001 491 108 27 25 1267 374 - 2002 550 159 20 15 1538 443 - 2003 605 174 23 24 1807 498 9
Türkiye'de 2003 yıl sonu itibariyle organ nakli merkezlerinde sıraya girip organ ve doku nakli bekleyen hasta sayıları aşağıda verilmiştir:
Organ-Doku Bekleyen Hasta Sayısı Böbrek 6060 Karaciğer 430 Kalp 146 Kalp Kapağı 9 Akciğer 4 Kalp-Akciğer 27 Pankreas 16 Kornea 4958 Kemik İliği 282
Organ Bağışı Nedir?
Kişi hayatta iken, serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesidir.
Organ bağışında bulunan kişinin organlarının hangi durumda ve nasıl alınacağı 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun da açıkça belirtilmektedir.
2238 sayılı yasaya göre on sekiz yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan herkes organlarının tamamını veya bir bölümünü bağışlayabilir.
Bağışlanan Organlar Kimlere Nakledilir?
Organ alacak hastalar öncelikle kan grubu ve doku grubu uyumuna, yaş, boy, kilo gibi kriterlere ayrıca tıbbi aciliyet durumuna göre belirlenir. Cins, ırk, din, zengin-fakir ayırımı yapılmaz.
Organ Bağışının Dini Yönden Sakıncası Var mı?
Organ bağışının dini yönden sakıncası yoktur. Büyük dinlerin çoğu organ bağışını onaylamakta ve desteklemektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 3.3.1980 tarih ve 396/13 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu açıklamıştır. Bu kararda;
Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati bir organını kurtarmak için bundan başka çarenin olmadığının mesleki ehliyet edilmesi,
Hastalığın bu yolla tedavi edileceğine ilişkin doktor kararının olması,
Doku ve organı alınacak kişinin bu işlemin yapılmış olduğu sırada ölmüş olması,
Organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla yakınlarının rızasının sağlanması,
Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması,
Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak olan bu nakle razı olması gerektiği belirtilmektedir. Yine aynı kararda "organınızı vereceğiniz kişi yaptığı iyilik ve fenalıklardan kendisi sorumludur" denilmektedir.
Kuran-ı Kerim'de de "kim bir insana hayat verirse onun tüm insanlara hayat vermişçesine sevap kazanacağı" beyan olunmaktadır (Maide suresi, ayet 32).
Organ Bağışı Nereye ve Nasıl Yapılır?
Sağlık Müdürlüklerinde, Hastanelerde, Emniyet Müdürlüklerinde (Ehliyet Alımı Sırasında), Organ Nakli Yapan Merkezlerde, Organ nakli ile ilgilenen Vakıf, Dernek vs. kuruluşlarda organ bağışı işlemi yapılabilir. Organ bağışında bulunabilmek için; organ bağışı kartını iki tanık huzurunda doldurup imzalamak yeterlidir.
Organ bağışı yapanların, bu durumdan ailelerini de haberdar etmeleri daha sonra çıkabilecek problemleri önlemek açısından yararlı olacaktır.
Organ bağışında bulunan kişilerin organ bağış kartını daima yanında taşıması organ bağışı işleminin karışıklık ve gecikme olmaksızın yerine getirilmesini sağlayacaktır.
Kişi organ bağışından vazgeçtiği anda organ bağış kartını taşımaktan vazgeçmeli ve bu kararını ailesine bildirmelidir.
Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemi
Ülkemizde organ ve doku nakli hizmetleri, 1979 yılında yürürlüğe giren, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun ile yürütülmektedir.
Ancak, organ ve doku nakli hizmetlerinin yürütülmesine dair yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur. Bu amaçla, Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği hazırlanmış ve bu Yönetmelik 1 Haziran 2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
(07.03.2005 tarih ve 25748 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile bu yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılmıştır)
Sağlık Bakanlığının koordinasyonunda ve denetiminde "Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemi" kurulmuştur.
Ulusal Koordinasyon Sisteminin yürütülmesi amacıyla Bakanlığımız Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı olmak üzere; Ankara'da Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezi (UKM) ile, Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Adana ve Kayseri İllerinde Bölge Koordinasyon Merkezleri kurulmuştur.
Ülke genelinde herhangi bir hastanede organ bağışı gerçekleştiğinde hastanede görevli organ nakli koordinatörleri Ulusal Koordinasyon Merkezine bildirmektedir. Bu merkez, donörün (verici) organ ve dokularının ülke genelinde nakil beklemekte olan hastalardan aciliyet ve organ uyumu kriterlerine göre en uygun hastanın bulunduğu Organ Nakli Merkezine gönderilmesini sağlamaktadır.
3-9 Kasım Organ Nakli Haftası nedeniyle Müdürlüğümüzce hazırlanan eğitim sunusu ile konu hakkında ek bilgiler edinebilirsiniz. Powerpoint biçimindeki sunuyu bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: Organ Bağışı ile İlgili Bildikleriniz Doğru mu? Gönderilme zamanı: Sal Mar 24, 2009 7:02 pm |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
Organ Bağışı ile İlgili Bildikleriniz Doğru mu?
http://www.memorial.com.tr/saglikrehberi.php?Id=2013
Memorial yazdı: Organ Bağışı ile İlgili Bildikleriniz Doğru mu?
Organ bağışı ve organ nakli… Herkesin az çok fikir sahibi olduÄŸu; fakat çoÄŸu kiÅŸinin tam olarak kesin bilgisinin olamadığı hayat kurtaran tanımlar.
3- 10 Kasım Organ Nakli Haftası’nda Memorial Hastanesi Organ Nakli Merkezi BaÅŸkanı Prof. Dr. Münci KalayoÄŸlu, halkın kafasını karıştıran sorulara açıklık getirdi.
Bağışladığım organlarım para ile başkasına satılabilir mi?
Hayır, kesinlikle satılamaz. Bir insan öldükten sonra organları bağışlandığında, bir koordinasyon sistemi devreye girer. Bu sistem gereğince bağışlanan organlar TC. Sağlık Bakanlığının Bölge Koordinasyon Merkezine (BKM) ve oradan da Ulusal Koordinasyon Merkezine (UKM) bildirilir. Organların merkezlere dağıtımı bu bidirimler sonucunda belirlenir.
Sağlık sorunu halinde üzerimden kart çıkarsa organlarım alınır mı?
Tababet ilkelerine göre hiç kimsenin hayatı hiç kimse içim feda edilemeyeceği gibi, bir kişinin hayatı bütün insanlık adına bile feda edilemez. O nedenle bu söz konusu bile olamaz. Suistimal olabilir mi diye düşünenler için ise; organ nakli kalabalık ekiplerin işidir ve bu kalabalık ekipleri teşkil eden doktorların tümünün bu işi yapması düşünülemez. Kaldı ki organların alınabilmesi için bağış yapılmasına rağmen yine de ailenin izninin alınması gerektiği unutulmamalıdır.
Organ bağışı bilgileri mafyanın eline geçer mi?
Organ bağışı sırasında alınan bilgiler hiç bir zaman bir nakil için yeterli bilgiler değildir. Kişinin sağlık durumunu değil niyetini belirten bir iki kimlik bilgisi dışında bir özellik taşımazlar.
ADLİ KAYITLARA GEÇMİŞ HİÇBİR KAYIT YOK
Sistem otokontrolden kurtulamayacak kadar komplextir ve kalabalık bir ekip gerektirir. Olası bir satış durumunun üstünü örtemeyecek kadar çok kişi sistemin içinde bulunmaktadır. O nedenle özellikle kadavra organ bağışlarında bir suistimal olması düşünülemez ve nitekim adli kayıtlara geçmiş hiç bir olay da yoktur. Canlı vericili nakillerdeki suistimaller de gizlenemez. Bunlar zaten herkesin bildiği biçimlerde kanuni açıklardan yararlanılarak gerçekleştirilmektedir.
Organ nakli ameliyatında cenazenin bütünlüğü bozulur mu ?
Kadavradan organ çıkarma işlemi herhangi bir canlı ameliyatı kadar büyük bir özenle yapılır. (Organlar çıkarıldıktan sonra mümkünse estetik dikişlerle dikilerek, cesedin hiçbir şekilde zarar görmemesine büyük özen gösterilir.) O bedenler organların kıymetini çok iyi bilen hekimler için kutsaldır ve çok büyük bir saygıyı hak etmektedirler.
Organ Nakli iyi bir tedavi yöntemi midir?
Organ nakli son dönem kronik organ yetmezliği olan hastalar için tek tedavi şansıdır. Organ bulunamadığında bu hastaların alternatifi zaten ölümdür. Böbrek hastalarının diyaliz makinası sayesinde yaşamaları mümkünse de bu yaşam, makinaya bağlı çok zor bir yaşamdır ve bu durumdaki hastalarda yaşam süresi belirgin ölçüde kısalır. Organ nakli yapıldığında ise hastalar içimizden herhangi birisi kadar sağlıklı bir konuma gelirler.
Organ bağışı için yaş sınırı var mıdır?
Organ bağışı için yaş sınırı yoktur. Kullanılacak organa göre organın yaşı belli bir risk oluştursa da, yarını göremeyecek alıcılar için her yaşta ve koşuldaki organları kullanabilmek mümkün olabilir.
Kişinin organ bağışından vazgeçme hakkı var mıdır?
Tabii ki EVET. Bu durumu yakınlarınıza söylemeniz yeterlidir. Çünkü günü geldiğinde bağışınızı değerlendirecek olanlar yakınlarınızdır. Bugün ülkemizdeki uygulamaya göre bağış kartınız olsa bile yakınlarınız izin vermedikçe organlarınız alınamaz.
Sadece böbreğimi ya da karaciğerimi bağışlayabilir miyim?
Organ bağış kartınızda bunu belirtecek seçenekler bulunmaktadır. Bu seçenekleri işaretlemeniz ya da yakınlarınıza bu durumu aktarmanız yeterli olacaktır.
BAÅžARI ORANLARI
Ülkemizde organ nakilleri dünya standardında yapılmakta ve hatta dünya standardının üzerine bile çıkmaktadır. Karaciğer ve böbrek gibi önemli organların nakillerinde başarı oranları % 90 ın üzerindedir. Organ Nakli Kategorisindeki Sağlık Rehberi Girişleri Organ Bağışı Yüzde 300 Arttı, Ama Yeterli Değil 10 Soruyla Organ Nakli Hakkinda Merak Edilenleri Öğrenin Böbrek Nakli Artık Çok Daha Kolay Kan Uyumsuz Böbrek Nakli Her Yıl 30 Binden Fazla Kişi, Organ Nakli Yapılamadığı İçin Ölüyor Karaciğer Nakli Hasta Bilgilendirme Kitapçıkları Hoşgeldin Bebek Kitapçığı İlk Yardım Kitapçığı Yardımcı Üreme Teknikleri Temel Bilgi Kitapçığı
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: İslamda Organ Bağışının Yeri Gönderilme zamanı: Sal Mar 24, 2009 7:10 pm |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
İslamda Organ Bağışının Yeri
http://www.diyanet.gov.tr/turkish/kurul/karar.asp?id=3&sorgu=1
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI yazdı: T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Organ Nakli 3/3/1980
Hacettepe Üniversitesi Tıp. Fakültesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Mehmet Haberal'ın ölmüş kimselerden alınacak organ ve dokuların, tedavileri ancak bu yoldan yapılabilecek hastalara nakli konusunda, Başkanlık Makamından havale olunan dilekçesi Kurulumuzca incelendi.
Yapılan müzakere sonunda :
Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde, organ ve doku nakli konusunda sarih bir hüküm bulunmamaktadır. İlk müçtehit ve fakihler de, kendi devirlerinde böyle bir mesele söz konusu olmadığı için, bu ameliyyenin hükmünü geniş şekilde açıklamamışlardır. Ancak dinimizde, Kitap ve Sünnet'in delaletlerinden çıkarılmış umumî hükümler ve kaideler de vardır. Kitap ve Sünnet'te açık hükmü bulunmayan ve her devirde karşılaşılan yeni yeni meselelerin hükümleri, İslâm fakihleri tarafından bu umumî kaideler ile hükmü bilinen benzer meselelere kıyas edilerek çıkarılmış, hiçbir mesele cevapsız bırakılmamıştır. Organ ve doku nakli konusunda hükmünü tayinde de aynı yola baş vurulması uygun olacaktır.
Bilindiği üzere, insan mükerrem bir varlıktır. Mahlukatı içinde Allah onu mümtaz kılmıştır. Bu itibarla normal durumlarda ölü ve diri kimselerden alınan parça ve organlardan faydalanılması, insanın hürmet ve kerametine aykırı görüldüğünden, İslam fakihlerince caiz görülmemiştir. Ancak, zaruret durumunda, zaruretin mahiyet ve miktarına göre bu hüküm değişmektedir.
Nitekim dinimiz, bir kısım fiil ve davranışları yasak kılmış, Kitap ve Sünnet bunları tespit etmiştir. Sözgelimi murdar hayvan (meyte), kan, domuz eti, şarap... vb. şeylerin yenilip içilmesi, alınıp satılması, ilaç olarak kullanılması haram kılınmıştır. Ancak zaruret halinde bunlardan zaruret miktarında (ölmeyecek kadar) yenilip içilmesinin (el-Bakara, 173; el-Maide, 3; el-En'am, 119) meşru olduğu beyan buyrulmuştur.
Söz konusu ayet-i celilelerden, İslâm fakihleri, zaruretlerin bir ölçüde dinen yasaklanmış şeyleri mübah kıldığı ve zaruret halinde sadece ayet-i kerimelerde beyan edilen yasakların değil, zaruret halinin giderilmesi için yapılması zorunlu ve başka bir çare olmayan bütün yasakların zaruret miktarınca işlenmesinin caiz ve mübah olduğu sonucuna varmışlardır.
O halde, ölmüş kimselerden tedavi maksadıyla organ ve doku alma ve bunları hasta veya yaralı kimselere nakletme konusunda bir hükme ulaşabilmek için;
Zarurete binaen, cesedin kesilmesi, organ ve dokularından bir kısmının alınmasının caiz olup olmadığı,
Hastalığın tedavisinin zaruret sayılıp sayılmayacağı (Haram ile tedavinin hükmü)
Organ ve doku nakli caiz ise hangi ÅŸartlarla caiz olduÄŸunun bilinmesi gerekmektedir.
İslam fakihleri, karnında canlı halde bulunan çocuğun kurtarılması için ölü annenin karnının yarılmasına,
Başka yoldan tedavileri mümkün olmayan kimselerin kırılmış kemiklerinin yerine, başka kemiklerin nakline,
Bilinmeyen hastalıkların öğrenilmesi ve hayatta bulunmaları sebebiyle ölülere nisbetle daha çok şayan-ı ihtiram olan hastaların tedavilerinin sağlanabilmesi için, yakınlarının rızası alınmak suretiyle, ölüler üzerinde otopsi yapılmasının caiz olacağına,
Fetva vermişler, canlı bir kimseyi kurtarmak için, ölünün bir parçasını itlaf etmeyi caiz görmüşlerdir. Nitekim, Müşavere ve Dini Eserleri İnceleme Kurulu'nun 16.4.1952 tarih ve 211 sayılı kararında, özetle;
"...âmmenin menfaat ve maslahatı göz önünde tutularak, bilinmeyen bir hastalığın bilinir hale gelmesi, hastalığın bilinmemesinden doğacak âmme zararının önlenmesi, hayatta bulunmaları sebebiyle daha şayan-ı ihtiram olan hastaların tedavilerinin sağlanması gibi maslahat ve şer'î hikmetlerin husule gelmesini temin için, yakınlarının rızası alınarak, ölüler üzerinde otopsi yapmanın caiz olacağı ve bu gibi sebepler dolayısıyle ölüye gösterilmesi gereken hürmet ve tekrimin zevaline katlanmanın, İslamî hükümlerin bir gereği olduğu..." ifade olunmuştur.
İslam fakihleri, açlık ve susuzluk gibi, hastalığı da haramı mübah kılan bir zaruret saymışlar, başka yoldan tedavileri mümkün olmayan hastaların haram ilaç ve maddelerle tedavilerini caiz görmüşlerdir. Günümüzde kan, doku ve organ nakli ve tedavi yolları arasına girmiş bulunmaktadır. O halde, hayatı veya hayatî bir uzvu kurtarmak için başka çare olmadığında, kan, doku ve organ nakli yolu ile de bazı şartlara uyularak, tedavinin caiz olması gerekir. Nitekim, Müşavere ve Dinî Eserleri İnceleme Kurulunun 25.10.1960 tarih ve 492 sayılı kararında, "tedavileri için kan nakline zaruret bulunan hasta ve yaralılara başka kimselerden kan naklinin; başka kimselerden alınacak parçaların takılmasıyla görmeleri mümkün olduğu takdirde; hayatında buna izin vermiş olan kimselerin, ölümlerinden sonra gözlerinden alınacak parçaların bu durumdaki kimselere takılmalarının caiz olacağı..." beyan edilmiştir.
Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 19.01.1968 gün ve 3 sayılı gerekçeli kararında ise "yalnız hayatı kurtarmak için değil, bir organı tedavi etmek, hastalığın tedavisini çabuklaştırmak için de kan naklinin caiz olduğu, tıbbi ve hukuki kaidelere riayet edilmek şartıyla kalp naklinin de caiz olacağı..." ifade olunmuştur.
Yurdumuz dışında, çeşitli İslâm Ülkelerinin yetkili kişilerince de aynı yolda fetvalar verildiği bilinmektedir.
Kurulumuzca da aşağıdaki şartlara uyularak yapılacak organ ve doku naklinin caiz olacağı sonucuna varılmıştır.
Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayatî bir uzvunu kurtarmak için, bundan başka çaresi olmadığının, meslekî ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen bir tabip tarafından tespit edilmesi,
Hastalığın bu yoldan tedavi edilebileceğine tabibin zann-ı galibinin bulunması,
Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlemin yapıldığı esnada ölmüş olması,
Toplumun huzur ve düzeninin bozulmaması bakımından organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında (ölmeden önce) buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla, yakınlarının rızasının sağlanması,
Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması,
Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir.
el-İsra Suresi , 70; et-Tin Suresi, 4
el-Hidaye, el-İnaye ve Feth'ül-Kadir 1/65; Fethu babi'l-İnaye, 1/126; Fetevay-ı Hindiye, 2/390
Cessas, Ahkamü'l-Kur'an, 1/156; İbnü'l-Arabi, Ahkamü'l-Kur'an, 1/55; Kurtubi, 2/232 ve 7/73; İbn Hazm, el-Muhalla, 7/426
Fetevay-ı Hindiye, 2/296; el-Va'yü'l-İslami, Sayı 137, Yıl 1396, Kuveyt; Istılahat-ı Fıkhiye, 3/157
Fetevay-ı Hindiye 2/390
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: Doku ve Organ Bağışı Nedir? Gönderilme zamanı: Sal Mar 24, 2009 7:14 pm |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
Doku ve Organ Bağışı Nedir?
http://www.balikligoldh.gov.tr/haberoku.php?id=14&kat=1
T.C. S.B. Şanlıurfa Balıklıgöl Devlet Hastanesi yazdı:
Doku ve Organ Bağışı Nedir?
Organ Nakli, (yabancı dildeki adıyla Transplantasyon) günümüzde baÅŸka hiçbir tıbbi çözüm olmadığı için, bir insanın organ ya da dokularının ihtiyacı olan baÅŸka bir insana, tedavi amacıyla nakledilmesi iÅŸlemidir. Nakil ameliyatla ya da çeÅŸitli tıbbi yöntemlerle yapılır. Bu sayede ölümcül durumdaki ya da beden iÅŸlevlerinin bir kısmını yerine getiremeyen hastanın saÄŸlıklı bir yaÅŸama kavuÅŸması saÄŸlanır. Böbrek, karaciÄŸer, kalp, akciÄŸer, pankreas organ nakillerine, gözün saydam tabakası olan kornea, kan, kemik iliÄŸi ve pankreasın insülin salgılayan hücreleri de doku nakline örneklerdir. Organ Nakli hangi hastalıklarda zorunlu bir tıbbi uygulamadır? Organ Nakli, kimi organların iÅŸlevlerini yerine getiremeyecek duruma geldiÄŸinde ve baÅŸka hiçbir tıbbi çözüm olmadığına karar verildiÄŸinde zorunlu bir uygulamadır. Kronik, yani geriye, saÄŸlıklı durumuna kavuÅŸturulamayacak biçimde hastalanmış organların yerine saÄŸlıklı organların takılması, hastanın saÄŸlıklı yaÅŸama döndürülmesinin günümüzde tek tedavi yöntemidir. Canlıdan canlıya organ nakli ne demektir? YaÅŸayan bir insan, böbreklerinden birini ve/veya karaciÄŸerinin bir kısmını nakil ihtiyacı olan bir baÅŸkasına hayatta iken verebilir. Her iki organ bağışında da vericinin saÄŸlığını olumsuz yönde etkileyen tıbbi hiçbir bulgu ortaya çıkmamıştır. Taşınan risk, vericinin geçireceÄŸi ameliyatın riski kadardır. Kadavradan organ nakli ne demektir? Beyin ölümü geçekleÅŸmiÅŸ kiÅŸinin organlarını alıp ihtiyacı olan bir kiÅŸiye nakline kadavradan organ nakli denmektedir. Hangi organ ve dokular nakledilebilir? Dünyada: Dünya’da kalp, akciÄŸer, karaciÄŸer, böbrek, pankreas ve ince barsak gibi organlar ile kan, kemik iliÄŸi ve pankreasın insülin salgılayan hücrelerin nakli yapılabilmektedir. Türkiye’de: Türkiye’de ise, kalp, akciÄŸer, karaciÄŸer, böbrek, pankreas, kornea, kemik iliÄŸi ve kan nakilleri baÅŸarıyla yapılmaktadır. Dünyada ve Türkiye’de kaç kiÅŸinin yaÅŸaması Organ Nakli’ne baÄŸlıdır? Dünyada, organ nakli yapılmazsa yaÅŸamı ölümcül bir tehlike altında olan 1 milyara yakın insan yaÅŸamaktadır. SaÄŸlık Bakanlığı’nın son verilerine göre, bu sayının 30 binini ülkemiz yurttaÅŸları oluÅŸturmaktadır. Organ Nakli’nin tarihçesi Dünya’da: Tarih öncesinden bu yana güncelliÄŸini koruyan organ nakli, dünyada modern anlamda ilk kez Macar kökenli bir cerrah olan Dr. Ullman tarafından Viyana’da 1902 yılında hayvanlar üzerinde böbrek nakli ile denenmiÅŸti. Daha sonra 1933 yılında Dr. Voronov tarafından Sovyetler BirliÄŸi’nde, kadavra böbrek (ölü organı) ile gerçekleÅŸtirildi. Bu alandaki çalışmalara 1950′li yıllarda hız veren ABD bilim adamları baÅŸarılı organ nakilleri yaparak, organ naklini normal bir tıbbi uygulamaya dönüştürdüler. Türkiye’de : Türkiye’de ise, ilk kez 1969 yılında Ankara ve İstanbul’da iki kalp nakli yapıldı, ancak baÅŸarılı sonuç alınamadı. İlk baÅŸarılı organ nakli ise 3 kasım 1975 yılında Dr. Haberal ve ekibince Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde bir anneden oÄŸluna yapılan canlıdan canlıya böbrek nakli olmuÅŸtur. 1978 yılında ise, ülkemizin en çaÄŸdaÅŸ yasalarından biri olan Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakline İliÅŸkin 2238 sayılı yasa çıkarılmış ve organ naklinin yasal çerçevesi belirlenmiÅŸtir. Yasanın yürürlüğe girmesinden bir ay sonra ilk kadavradan böbrek nakli gerçekleÅŸtirildi. 1990 yılında ise birer ay arayla Avrupa ülkeleri arasında ilk kez ülkemizde çocuklarda akrabalararası karaciÄŸer nakli ile, dünyada ilk kez yetiÅŸkenlerde akrabalararası karaciÄŸer nakli gerçekleÅŸtirildi. Bugüne kadar ülkemizde yaklaşık 4800 böbrek, 320 karaciÄŸer, 75 kalp, 1 pankreas, 6000 kornea ve 600 kadar da kemik iliÄŸi nakli yapılarak yurttaÅŸlarımız saÄŸlığına kavuÅŸturuldu. Organ Naklinde Karşılaşılan Sorunlar ( Organ Naklinden Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler ) Organ naklinden sonra vücudunuza takılan yabancı organlara karşı vucudunuz tepki gösterecektir. Vucudumuzun yeni organlara tepkisini birlikte öğrenelim. GiriÅŸ : Organ nakli yapılan hastaların bağışıklık sistemleri genellikle nakil yapılan organları karşı savunma mekanizması oluÅŸturur ve bu organları tahrip etmeye çalışır. Bu sebepten dolayı organ nakli yapılan hastalar hayatları boyunca anti-rejeksiyon ilaçlarını almak zorundadırlar. Maksimum koruma saÄŸlamak ve yan etkilerini azaltmak amacıyla birçok hastanede birkaç anti-rejeksiyon ilacı birlikte kullanılır. Anti-rejeksiyon ilaçları yirmi yıl kadar once üretilmeye baÅŸlandı. Cyclodporin bunların en önemlilerinden biridir. Bu ilaçların kullanımıyla birlikte organ nakillerinde, bir yıl sonunda fonksiyonlarını kaybetmeden çalışan böbrek oranı %60 lardandan %90 lara yükseldi. Bu ilaçlar sayesinde daha önceden denememiÅŸ organ nakilleri de yapılmaya baÅŸlanmıştır. Organ Nakillerinde Karşılaşılan Güçlükler Birçok ameliyat ve tedavide olduÄŸu gibi, organ nakillerinde de risk söz konusudur ve bir takım sorunlarla karşılaşılabilir. Nakil edilen organlar her gün anti-rejeksiyon ilaçları alınarak korunmalıdır. Bu ilaçlar bağışıklık sisteminin direncini azalttığı için vücudumuzun diÄŸer zararlı maddelere karşı olan duyarlılığı artar. Bu sebeple organ nakilerinden sonra enfeksiyon, kanser (genellikle deri kanseri) riski ve ihtimali artmaktadır. Alınan bazı anti-rejeksiyon ilaçları da böbreklere zarar verebileceÄŸi gibi, bazı ilaçlar da yüksek tansiyon ve yüksek kollesterol gibi sorunları da beraberinde getirir. Organ nakillerinden sonra düzenli yapılan hastane ziyaretlerinde, doktorlar bu tür komplikasyonlar için sürekli olarak kontrol yaparlar. Bu sebeple organ nakli yapılan hastaların hastane ziyaretlerini ihmal etmeden düzenli olarak ve zamanında yapmaları önemle tavsiye edilir. ORGAN BAÄžIÅžI Organ Bağışı nedir? Organ bağışı, kiÅŸinin saÄŸlığında, kendisi öldükten sonra organlarının kronik organ hastası olan kiÅŸilere nakledilmesi için bağışlamasıdır. Organ bağışı nasıl ve nerelere yapılır ? Yasalara göre herkesin, iki tanıkla birlikte, kendisi öldükten sonra organlarını bağışladığını belirten bir belgeyi doldurarak imzalamasıyla ve bu belgeyi yetkili kurumlara teslim etmesiyle yapılmış olur. Bu belgeler yetkili kurumlarca hazırlanmış olabileceÄŸi gibi, kendilerinin hazırladığı bir belge de olabilir. Ayrıca sürücü belgesi alan kiÅŸiler, belgede “organlarımı bağışlıyorum” bölümünü iÅŸaretlemiÅŸ olmakla, organlarını bağışlar. Organlarının tümü, biri ya da birkaçı bağışlanabilir. Bu seçenekler bağış belgelerinde vardır. Bağış Belgesi, yetkili saÄŸlık kuruluÅŸlarının kayıtlarına geçer. KiÅŸi bu belgeyi yanında bulunduracak olursa, ölümü halinde bağış vasiyeti yerine getirilir. KiÅŸi bağış kararı aldıktan sonra vazgeçebilir, bunun için belgesini imha etmesi veya yanında organlarını bağışlamadığını beyan eden bir belge taşıması yeterlidir. KiÅŸi organ bağışı yapmak istemediÄŸini bir belge ile belirten kiÅŸiden hiçbir koÅŸul altında organ alınması mümkün deÄŸildir. Organ bağışlamak tam anlamıyla kiÅŸinin iradesiyle ve gönüllü biçimde yapılan bir insani davranıştır. Beyin Ölümü nedir? Kimler beyin ölümüne karar verir? Bir kiÅŸi herhangi bir nedenle yaÅŸamsal iÅŸlevlerini yitirdiÄŸinde buna “beyin ölümü” denir. Bu durumda kiÅŸi kendiliÄŸinden soluk alıp veremez. Beyin iÅŸlevini geri dönülmez biçimde yitirmiÅŸtir. Tıp, bu durumu “ölüm durumu” olarak kabul eder. Kalbi ise, yalnızca solunumu sürdürmeyi saÄŸlayan solunum cihazlarına ve baÅŸka makinalara baÄŸlı olduÄŸu sürece çalışabilir. Beyin ölümü kararını ancak dört kiÅŸiden oluÅŸan bir uzman doktor ekibi karar verir. Bu uzman ekip, kardiyolog, anestezi ve reanimasyon uzmanı, nörolog ve nöroÅŸirurjiyen’den oluÅŸur. Bu ekip, fizik muayene ile ve o ülkede o merkezde tıbbın en ileri olanakları içerisinde laboratuvar tetkikleri yaparak beyin ölümü olduÄŸuna karar verir ve bunu bir belge ile resmileÅŸtirir. Bu resmi belge hazırlanmadıkça beyin ölümü kesinlik kazanmamış sayılır ve kiÅŸinin organları asla alınamaz. Dört kiÅŸilik ekipten hiçbiri, hastayı yatıran, durumunu takip eden doktorlardan deÄŸildir. Organ nakli yapan ekibin içinden bir doktor da bu dört kiÅŸilik ekipte yer alamaz. “Beyin Ölümü” kararını tıbbın olanakları ölçüsünde, yukarıda sayılan uzmanlar bağımsız olarak verir. Organ nakli ve bağışı konusunda 2238 sayılı yasamız neleri öngörmektedir? Canlıdan organ nakli için kiÅŸinin 18 yaşını doldurmuÅŸ bulunması, akli dengesinin yerinde olması ÅŸarttır. Canlıdan organ naklinde, verici kiÅŸinin maddi bir çıkarı olması ve/veya bu durumu bilen doktorun organ nakli yapması suçtur. Kadavradan organ naklinin yapılabilmesi için beyin ölümü belgesinin hazırlanmış olması, kiÅŸinin saÄŸlığında organlarını bağışlaması, bağışladığına dair bir belge yoksa yakınlarının rızasının alınması ÅŸarttır. KiÅŸinin ölümü anında yanında herhangi bir yakını yoksa, ve üzerinden organlarını bağışlamadığına dair bir belge çıkmazsa, 2594 sayılı yasa, organlarının alınmasına izin vermektedir. Ölünün fizik bütünlüğünü deÄŸiÅŸtirmeyen organlar, (örneÄŸin kornea) herhangi bir bağış ya da izin aranmaksızın nakil için alınabilir. Organ alımı, satımı, bunun ticaretinin ya da reklamının yapılması ağır eza gerektiren bir suçtur. Adli nedenlerle ölen kiÅŸilerin organları nakil için çıkartılırken yapılan ameliyattaki bulgular adli rapora eklenir ve otopsi bu ameliyattan sonra gerçekleÅŸtirilir. Adli iÅŸlemler organ nakli için yapılan iÅŸlemleri geciktiremez. Dinimiz ve diÄŸer dinler organ nakline ve organ bağışına nasıl bakmaktadırlar ? Dinimiz Müslümanlık organ bağışı konusunda hiçbir kuÅŸkuya yer bırakmayacak biçimde açıktır ve organ bağışıyla hayat kurtarmanın sevap olduÄŸunu bildirmektedir. Diyanet İşleri BaÅŸkanlığı’nın 1980 yılında aldığı karar aynen şöyledir: “BaÅŸkanlığımız Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 6.3.1980 tarih ve 396 sayılı uzun kararı ile organ naklinin caiz olduÄŸunu bildirmiÅŸtir. Bu karara göre organ nakli için ÅŸu ÅŸartlara uyulması gerekmektedir. 1.Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati bir uzvunu kurtarmak için bundan baÅŸka çarenin olmadığının mesleki ehliyet dürüstlüğüne güvenilen bir tabib tarafından tesbit edilmesi. 2.Hastanın bu yoldan tedavi edileceÄŸine tabibin zann-ı galibinin bulunması. 3.Organ veya dokusu alınan kiÅŸinin, bu iÅŸlemin yapıldığı esnada ölmüş olması. 4.Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir. Sizin organınızı vereceÄŸiniz kiÅŸinin yaptığı iyi ve fenalıklardan tamamen kendisi sorumludur.” Hıristiyanlık, Yahudilik, Budizm ve diÄŸer dinler de, organ bağışını insan sevgisinin bir parçası olarak kabul etmektedirler ve bu alandaki çabaları destekledikleri gibi, din kurumları organ bağışının yaygınlaÅŸması için özel çabalar yürütmektedirler. Bir hasta henüz ölmeden organlarının alınması mümkün müdür? Hayır deÄŸildir. Bir hekimin asıl görevi hastalarını tedavi etmektir. Hipokrat’ın koyduÄŸu esaslardan biri olan “önce zarar verme” (primum nil nocere) tüm hekimlerin ilk amacıdır. Hekim bir hasta ile karşılaÅŸtığında ona zarar vermeden tedavi etmek üzere eÄŸitilmiÅŸ ve yemin etmiÅŸtir. Yapılan tüm giriÅŸimlere raÄŸmen hasta hayatını kaybeder veya hayatını kaybetmiÅŸ olarak hekime ulaşırsa organ alımı konusu gündeme gelebilir. Bu gibi durumlarda da hekimleri zan altında bırakmamak için yasal düzenlemeler yapılmıştır. Hastayı ilk deÄŸerlendiren ve tedavisini planlayan hekim veya hekimler ile organ naklini yapacak hekimlerden hiçbiri hastada “beyin ölümü” geliÅŸip geliÅŸmediÄŸini belirleyen grubun içinde olamaz. Dört farklı uzmandan oluÅŸan hekim grubu bu durumdaki hastayı deÄŸerlendirir, muayene ve diÄŸer tetkikler ile objektif kararını verir. “Hastada beyin ölümü mevcuttur” kararı rapor ile belirlendikten sonra bile organların alınabilmesi çeÅŸitli koÅŸullara baÄŸlıdır. Beyin ölümü geliÅŸen her hastanın organları alınır mı ? Hayır alınamaz. Ölen kiÅŸinin üzerinden organlarını bağışlamadığına dair bir belge çıkarsa hiçbir ÅŸekilde organları alınamaz. KiÅŸinin üzerinden herhangi bir belge çıkmazsa yakınlarının beyanı esas alınır. Hayatta iken yakınlarına yapmış olduÄŸu sözlü vasiyete göre yakınları organ bağışında bulunur veya bulunmaz. Bu durumda yakınlar olumsuz yanıt verirse hiçbir ÅŸekilde organları alınamaz. Ölen kiÅŸinin o andaki tıbbi durumu, önceden geçirdiÄŸi hastalık ya da ameliyatları, organ ve dokularının tamamı ya da bir kısmını nakledilemez hale getirmiÅŸ olabilir. Bu durumlarda ilgili organ veya dokular kullanılamayacaktır. Duruma göre bağış konusunda bir engel olmasa bile bu nedenle organ ve dokuları alınamayabilir. Hangi durumlarda yakınların izni aranmaksızın organ veya doku alınabilir? KiÅŸinin üzerinden organ bağışı yaptığına dair bir belge çıkarsa ilgili organ veya dokuların alınması için yakınlarının iznine gerek duyulmaz. Beyanda belirtilen dışında organ veya dokular yakınları izin verse bile alınamaz. Öldüğü zaman üzerinden organ bağışı ile ilgili hiçbir belge çıkmayan kiÅŸilerin o ana kadar yakınlarına ulaşılamadı ise ve beyin ölümü geliÅŸen kiÅŸinin vücut fonksiyonlarını istenen düzeylerde tutmak imkansız ise yakınlarının izni olmaksızın organ ve dokuları alınabilir. Yasalarımıza göre ölünün vücut bütünlüğünü bozmayacak (kornea gibi) doku veya organların alınması için kimsenin iznine gerek yoktur. Ancak hekimler organ nakline karşı duyulan ilgiyi kırmamak için mümkün olan her koÅŸulda izni almaktadır. Organ bağış kartı’nı olumlu dolduran herkesin organları alınabilir mi ? Hayır alınamaz. “Organ bağış kartları”, kiÅŸilerin kendi düzenledikleri belgeler ve resmi kimlik kartlarındaki ilgili bölümler, kiÅŸilerin kendi niyetlerini belirttikleri belgelerdir. Organ ve doku nakli için uygun tıbbi koÅŸullar gereklidir. Bu koÅŸullar gerçekleÅŸmeden organları nakledilemez, dolayısı ile alınmaz. Hayatta iken organ bağışı yapmış bir kiÅŸi hastane dışında bir yerde öldüğü zaman organlarını almak mümkün müdür ? Pratik olarak mümkün deÄŸildir. Kalbi durmuÅŸ kadavraların organları, kalp durduktan çok kısa bir süre sonra (yarım saat, bir saat) çıkartılmış ya da özel tıbbi önlemler alınmış olmaz ise kullanılamaz hale gelir. Bu durum hastanede yatan hastalar için bile güçlük yaratmaktadır, hastane dışındaki benzer durumlar pratik olarak alınmasını imkansız hale getirmektedir. Organ bağış kartını olumlu dolduran herkesin organları kullanılamıyorsa neden bu kartlar veya belgeler düzenleniyor ? Son evre organ hastaları için hayatta kalmanın tek yolu organ naklidir. Canlıdan organ nakli belirli organlar için uygulanabilen bir tekniktir ve her hastanın uygun vericisi bulunmamaktadır. Bu nedenle tüm dünyada olduÄŸu gibi ülkemizde de yeterli sayıda organ yoktur. En büyük organ kaynağı uygun koÅŸullarda hayatını kaybetmiÅŸ kiÅŸilerin organlarıdır. Bu durumdaki kiÅŸilerin vücut fonksiyonları tamamen tıbbi destekle devam etmektedir ve bu durumu uzun süre dengede tutmak imkansızdır. Dolayısı ile kadavradan organ alınabilmesi için zaman çok önemli bir faktördür. DiÄŸer yandan hiç beklenmedik bir anda yakınını kaybettiÄŸini öğrenen bir kiÅŸinin organ bağışı için hızlı karar vermesini beklemek çok zordur. Yakınla,r ancak hayatta iken organlarını bağışladığını belirten yakınları için hızlı karar verebilmektedir. Ayrıca bu konuyu kaybettiÄŸi yakını ile özel olarak konuÅŸmamış, ancak kendisi organ bağışı yapmış kiÅŸiler, o zor ve acılı anda kendisine organ bağışında bulunup bulunmayacağı soran hekimin neden böyle bir teklifte bulunduÄŸunu idrak edebilir. Özetle “Organ Bağış Kartları”, “Organ Bağış Kampanyaları”, “Transplantasyon Haftası” ve “Transplantasyon Oyunları” gibi çeÅŸitli faaliyetlerin tek bir amacı vardır; “ Bir yakınımızı kaybettiÄŸimiz anda onun organları ile kurtulabilecek hayatların var olduÄŸunu daha önceden öğrenmemizi ve gerektiÄŸinde bu kararı daha hızlı alabilmemizi saÄŸlamaktır. “
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: İçinizdeki Korkuyu Kırın Gönderilme zamanı: Sal Mar 24, 2009 7:19 pm |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
İçinizdeki Korkuyu Kırın, -karadenizxgüzeli
http://xyagmurx.azbuz.com/categories.jsp?catID=3257821
karadenizxgüzeli yazdı: ORGAN BAĞIŞLARINIZLA YARDIM ELİNİZİ UZATIN; YAŞAM DEVAM ETSİN!
ORGANLARINIZI BAÄžIÅžLAYIN EN AZ 8 KİŞİYE YAÅžAMA OLANAÄžI SAÄžLAYIN…
Organ Bağışlayacağım, Ama…"
Bağışlamak istiyorsunuz, ama aklınıza takılanlar var. İşte cevapları…
ORGAN NAKLİNİN TARİHÇESİ
Dünyada : Tarih öncesinden bu yana güncelliÄŸini koruyan organ nakli, dünyada modern anlamda ilk kez Macar kökenli bir cerrah olan Dr. Ullman tarafından Viyana’da 1902 yılında hayvanlar üzerinde böbrek nakli ile denenmiÅŸti. Daha sonra 1933 yılında Dr. Voronov tarafından Sovyetler BirliÄŸi’nde, kadavra böbrek (ölü organı) ile gerçekleÅŸtirildi. Bu alandaki çalışmalara 1950′li yıllarda hız veren ABD bilim adamları baÅŸarılı organ nakilleri yaparak, organ naklini normal bir tıbbi uygulamaya dönüştürdüler.
Türkiye’de : ise, ilk kez 1969 yılında Ankara ve İstanbul’da iki kalp nakli yapıldı, ancak baÅŸarılı sonuç alınamadı. İlk baÅŸarılı organ nakli ise 3 kasım 1975 yılında Dr. Haberal ve ekibince Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde bir anneden oÄŸluna yapılan canlıdan canlıya böbrek nakli olmuÅŸtur. 1978 yılında ise, ülkemizin en çaÄŸdaÅŸ yasalarından biri olan Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakline İliÅŸkin 2238 sayılı yasa çıkarılmış ve organ naklinin yasal çerçevesi belirlenmiÅŸtir. Yasanın yürürlüğe girmesinden bir ay sonra ilk kadavradan böbrek nakli gerçekleÅŸtirildi. 1990 yılında ise birer ay arayla Avrupa ülkeleri arasında ilk kez ülkemizde çocuklarda akrabalararası karaciÄŸer nakli ile, dünyada ilk kez yetiÅŸkenlerde akrabalararası karaciÄŸer nakli gerçekleÅŸtirildi. Bugüne kadar ülkemizde yaklaşık 4800 böbrek, 320 karaciÄŸer, 75 kalp, 1 pankreas, 6000 kornea ve 600 kadar da kemik iliÄŸi nakli yapılarak yurttaÅŸlarımız saÄŸlığına kavuÅŸturuldu.
Organ Bağışı
Çoğumuzun merak ettiği ancak çok ta yakın duramadığı, gündemde tutulmayan bir konu organ bağışı.. Beyin ölümü gerçekleşmiş kişinin ölmeden önce kendi isteği ve şahitler ile bir tıp kurumunun onayıyla veya beyin ölümü gerçekleştikten sonra yakınlarının onayıyla, organ değişimine ihtiyacı olan bir hastaya organ nakli için gerekli organını organlarını vermesine, bağışlamasına Organ Bağışı diyoruz.
Hangi Organlar Bağışlanabilir?
Sağlıklı her organ bağışlanabilir. Ülkemizde kalp, akciğer, böbrek, karaciğer ve pankreas gibi organlar; kalp kapağı, gözün kornea tabakası, kas ve kemik iliği gibi dokular başarıyla nakledilebilmektedirler. Bir kişi organlarını bağışlayarak bir çok insana yaşama şansı verebilir.
Organ Bağışını Kimler Yapabilir?
1979 tarih ve 2238 sayılı yasa gereği organ bağışı yapılabilmesi için 18 yaşını doldurmuş olmak ve bu dileğinizi iki tanık huzurunda sözlü olarak yapmanız, ayrıca bunun bir hekim tarafından tasdik edilmesi yeterli olacaktır. Bunun için en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak "Doku ve Organ Bağış Belge"nizi alabilirsiniz. Organ ve Doku Nakli Hizmetleri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizin de en önemli sağlık sorunlarından birisidir.
Organ Nakli Kimlerden Yapılır?
Organ ve Doku nakli, canlıdan ve kadavradan olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilebilmektedir.
1. Kadavra donör (verici) : Trafik kazası, kurşunlanma, beyin kanaması vb. nedenlerle yoğun bakımda tedavisi devam ederken beyin ölümü
denilen geri dönüşümsüz beyin hasarı gelişmiş hastaların organları bağışlandığı takdirde bunlar kadavra donör olarak tanımlanmaktadır.
2. Canlı donör : Organ nakli gereken hastanın eşi veya yakın akrabaları doku, kan grubu vb. uyum mevcut ise organ bağışında bulunabilmektedir.
Bunlar canlı donör olarak tanımlanmaktadır.Böbrek ve karaciğer canlıdan nakil yapılabilen organlardır.
BEYİN ÖLÜMÜ NEDİR?
Beyin ölümü, beyin fonksiyonlarının irreversibl (geri dönüşümsüz) olarak kaybolmasıdır.Beyin ölümü gerçekleşen kişide solunum ve dolaşım ancak yoğun bakım koşullarında ventilatör gibi destek makinelerine bağlanarak sürdürülebilmektedir.Solunum ve kalp atılımları yapay olarak sürdürülebilirken, beyin fonksiyonları yapay olarak sürdürülemez.Bu nedenle kişi beyni öldüğü zaman tıbben ölü kabul edilir.Yoğun bakım ünitelerinde verilen tüm tıbbi desteğe rağmen ortalama 24-36 saat sonra beyin dışındaki fonksiyonlarını kaybederler.Beyin ölümü tanısı almış kişilerin hayata dönmesi mümkün değildir.Beyin ölümünün gerçekleşmesinden sonra bu kişiler kadavra donör olarak adlandırılır. Bu donörlerde en kısa süre içerisinde (organlar fonksiynlarını kaybetmeden önce) organların alınarak bekleyen hastalara nakledilmesi gereklidir.
Beyin Ölümü İle Bitkisel Hayat Arasındaki Fark Nedir?
Beyin ölümü ile bitkisel hayat kavramları birbirinden farklıdır. En önemli fark, bitkisel hayattaki hastaların solunumlarının devam etmesidir.Bu hastalar aylarca ya da yıllarca yaşamaya devam etmekte ve bazı durumlarda iyileşerek normale dönebilmektedir.
Beyin Ölümü ile bitkisel hayat kavramları birbirinden farklıdır.En önemli fark, bitkisel hayattaki hastaların solunumlarının devam etmesidir. Bu hastalar aylarca ya da yıllarca yaşamaya devam etmekte ve bazı durumlarda iyileşerek normale dönebilmektedir.
Beyin ölümünü, çok basit bir benzetme ile vazodaki çiçeğe, bitkisel hayatı ise saksıdaki çiçeğe benzetebiliriz.Vazodaki çiçek istesek de istemesek de birkaç gün sonra solacak ve kuruyacaktır.Oysaki saksıdaki çiçek suladığımız müddetçe solmayacaktır.
Ülkemizde Organ Nakli
Organ nakli ülkemizde ilk kez 1969′da Ankara ve İstanbul’da yapılan iki kalp nakli ile gerçekleÅŸmiÅŸtir. Hemen ardından konuyla ilgili hayvanlar üzerinde organ nakil çalışmaları 1970 yılında Hacettepe üniversitesinde baÅŸlamıştır. Günümüzde de en yaygın organ nakillerinden biri olan böbrek nakli 3 Kasım 1975 tarihinde bir annenin böbreÄŸinin çocuÄŸuna nakil edilmesiyle baÅŸlamıştır. Organ bağışı konusundaki kadavradan nakil iÅŸlemi 10 Ekim 1978 tarihinde gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. Aynı tarihlerde konuya olan ilginin arttırılması amacıyla konu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşınmıştır. Meclis, Diyanet İşleri BaÅŸkanlığından yapılan açıklama öncesinde 1979′da onaylamış ve meclis gündeminde tutmuÅŸ, konun yaygınlaÅŸması için çalışmalar yapmıştır. Aynı yıllarda tüm gazetelerde ilgili baÅŸlıklar halka duyurulmuÅŸ Organ Nakli ve Organ Bağışının önemi halka aktarılmıştır. Sonrasında insanların akıllarında bu konunun canlı tutulabilmesi ve organ bağışı’nın yaygınlaÅŸtırılması için organ bağışı kartları kullanıma baÅŸlanmıştır. 1987 Yılında “OrtadoÄŸu Organ Nakil DerneÄŸi” ile yılda ikiÅŸer kez büyük kongreler düzenlenerek konu daha da yaygınlaÅŸtırılmış ve desteklenmiÅŸtir. Dünyada 1967′de gerçekleÅŸtirilen karaciÄŸer naklinin 21 yıl sonrasında ülkemizde de bu nakil baÅŸarılı bir ÅŸekilde gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. 1990 Yılında yine konunun yaygınlaÅŸtırılması ve desteklenmesi adına bu konuda birçok baÅŸarıya imza atmış Prof. Dr. Mehmet Haberal ve arkadaÅŸları tarafından “Türkiye Organ Nakli DerneÄŸi” kuruldu. 1990′da aynı ekip dünyada bir ilki baÅŸararak ilk defa canlıdan kısmi karaciÄŸer naklini gerçekleÅŸtirdi.. 1990 Yılından sonra günümüze kadar dünyadaki tüm geliÅŸmeler takip edilmiÅŸ ve organ bağışı yaygınlaÅŸtırılmaya çalışılmıştır. Diyanet İşleri BaÅŸkanlığı her zaman organ bağışının yanında durmuÅŸ ve müslümanlık dinine aykırı olmadığını belirtmiÅŸtir. 2001 Yılında dönemin bakanı Osman DurmuÅŸ tarafından Ulusal Koordinasyon Merkezi kurulmuÅŸ ülkemiz organ nakli konusunda 6 merkez bölgeye ayrılıp organ temini daha düzenli ve hızlı hale getirilmiÅŸtir.
Organ - DokuKadavraCanlıToplam (2001)Böbrek109136224709Karaciğer24962311Kalp74074Kalp Kapakçığı1610161Pankreas101Kornea536205362Kemik0298298
Organ - DokuBekleyen Hasta Sayısı (2003)Böbrek6060Karaciğer430Kalp146Kalp Kapağı9Akciğer4Kalp-Akciğer27Pankreas16Kornea4958Kemik İliği282
Türkiye’de ilk baÅŸarılı organ nakilleri ne zaman yapılmıştır ?
1975 CANLI DONÖRDEN BÖBREK NAKLİ 1978 KADAVRADAN BÖBREK NAKLİ 1988 KADAVRADAN KARACİĞER NAKLİ 1989 İLK BAŞARILI KALP NAKLİ 1990 CANLI AKRABADAN KISMİ KARACİĞER NAKLİ 1991 KALP KAPAĞI NAKLİ 1998 KADAVRA KARACİĞERİ İKİYE BÖLÜNEREK İKİ KİŞİYE NAKLİ.
Bugün Organ Naklinin Durumu
Ülkemizde kadavradan yapılan organ bağışı rakamları hala dünyanın çok gerisinde. Türkiye’de yapılan organ bağışları arasında % 21.8 lik oran ile İzmir başı çekiyor. Ülkemizde organlarını bağışlayanlar arasında % 35.4’lük oranla 18-27 yaÅŸ arası grup başı çekiyor. Bu gençleri % 26. 7 ile 28-37 yaÅŸ arası grubu takip ediyor. Organını bağışlayan vatandaÅŸlarımız arasında İzmir % 21.8 ile birinci sırada. Onu; % 13.4 ile İstanbul, % 8.3 ile Aydın, % 6.8 ile Denizli, %5.3 ile Antalya izliyor. Türkiye’de halen kalp nakli için 12, karaciÄŸer nakli için 17, böbrek nakli içinse 25 tıp merkezi hizmet veriyor. 11 göz bankası ve ilik nakli yapabilen 21 adres var.
ORGAN BAĞIŞINDA NEREDEYİZ?
Bir ülkenin organ bağışı konusundaki baÅŸarısını gösteren en önemli veri, yoÄŸun bakım ünitelerinden çıkan organ bağış vakalarının nüfusa oranlanması. Bu oran, teknik olarak, “milyon nüfus başına kadavradan donör” olarak niteleniyor. • Avrupa’da “milyon nüfus başına donör” oranı, ortalama 15-20. Yani, her 1 milyon nüfus için 15 ila 20 kiÅŸide, beyin ölümü tanısı konuyor ve organ alımı gerçekleÅŸtiriliyor. • İspanya bu açıdan tam bir baÅŸarı öyküsü. İspanya’da donör sayısı milyon nüfus başına 36. • KomÅŸu Yunanistan, bu konuda biraz bize benziyor. Yunanistan’da milyon nüfus başına donör sayısı altı. • Türkiye İspanya kadar baÅŸarılı olsaydı, hastanelerimizde her yıl bin 600’dan fazla organ bağışı gerçekleÅŸtirilmesi gerekirdi. Oysa, 2005’te bu sayı sadece 153 oldu, 2006’da ise 143. • Yani Türkiye’nin “milyon nüfus başına donör” oranı, sadece 2.2. Türkiye bu rakamla, Avrupa’nın en gerisinden gelen ülkelerden biri. YILLARA GÖRE DONÖR SAYILARI
2000: 46 2001: 89 2002: 102 2003: 105 2004: 135 2005: 153 2006: 143
Türkiye’de organ nakli bekleyen kaç hastanın olduÄŸu tam belgelenemiyor. Uzmanlar ve uzman hastanelerden alınan bilgilerle SaÄŸlık Bakanlığı’nın verileri arasında farklılıklar var. SaÄŸlık Bakanlığı’na göre organ naklinde tablo şöyle: YILLARA GÖRE NAKİL BEKLEYEN HASTA SAYILARI
BöbrekKaraciğerKalpKalp kapağıAkciğerKalp-AkciğerPankreas20014526414 19915043020026060430 14694271620036501351 19164 1236520048536 759 183912535200511676930 205302655
ORGAN BAĞIŞINDA DURUM DÜZELTİLEBİLİR Mİ?
Evet! Bunun en iyi kanıtı Ege ve Akdeniz bölgesindeki çalışmaların verdiÄŸi olumlu sonuç. Türkiye ortalamasında “milyon nüfus başına donör” oranı 2.2 iken, İzmir ilinde bu 16, Ege bölgesinde 6.9. İzmir’deki hastaneler, 2001’de Türkiye’nin organ bağışlarının yüzde 32’sini saÄŸlarken, 2004’te bu oran yüzde 45’e çıktı. Ege ve Akdeniz bölgesinde bu baÅŸarı grafiÄŸinin arkasındaki en önemli unsur, bölgede görevli bir hekimlerin bilinçli ve gönüllü çalışması.
Organ bağışının artmasında hekimlerin rolünü, dönemin SaÄŸlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Bekir Keskinkılıç şöyle dile getiriyor : “Hekimler olarak kabahati biraz da kendimizde aramamız lazım. EÄŸer biz yoÄŸun bakımlarda son ana kadar hayatını kurtarmaya çalıştığımız insanları doÄŸru deÄŸerlendirebilsek ve onları kurtarma ÅŸansını elimizden kaçırdığımız anda organ bağışı için düşünsek çok daha fazla organ çıkarabiliriz. EksiÄŸimiz orada. EÄŸer bizim yoÄŸun bakım sorumlularımız bakmakta oldukları hastaların beyin ölümlerinin gerçekleÅŸebileceÄŸini akıllarında tutarlar ve buna hazır olurlarsa sonuçta beyin ölümünü daha çok tespit eder, ailelere daha çok sorar, daha çok organ da alırız.”
Organ Bağışı Nasıl ve Nerelere Yapılır?
Yasalara göre herkesin, iki tanıkla birlikte, kendisi öldükten sonra organlarını bağışladığını belirten bir belgeyi doldurarak imzalamasıyla ve bu belgeyi yetkili kurumlara teslim etmesiyle yapılmış olur. Bu belgeler yetkili kurumlarca hazırlanmış olabileceÄŸi gibi, kendilerinin hazırladığı bir belge de olabilir. Ayrıca sürücü belgesi alan kiÅŸiler, belgede “organlarımı bağışlıyorum” bölümünü iÅŸaretlemiÅŸ olmakla, organlarını bağışlar. Organlarının tümü, biri ya da birkaçı bağışlanabilir. Bu seçenekler bağış belgelerinde vardır. Bağış Belgesi, yetkili saÄŸlık kuruluÅŸlarının kayıtlarına geçer. KiÅŸi bu belgeyi yanında bulunduracak olursa, ölümü halinde bağış vasiyeti yerine getirilir. KiÅŸi bağış kararı aldıktan sonra vazgeçebilir, bunun için belgesini imha etmesi veya yanında organlarını bağışlamadığını beyan eden bir belge taşıması yeterlidir. KiÅŸi organ bağışı yapmak istemediÄŸini bir belge ile belirten kiÅŸiden hiçbir koÅŸul altında organ alınması mümkün deÄŸildir. Organ bağışlamak tam anlamıyla kiÅŸinin iradesiyle ve gönüllü biçimde yapılan bir insani davranıştır. Organ Bağışı; SaÄŸlık Müdürlüklerinde, Hastanelerde, Emniyet Müdürlüklerinde (Ehliyet Alımı Sırasında), Organ Nakli Yapan Merkezlerde, Organ nakli ile ilgilenen Vakıf, Dernek vs. kuruluÅŸlarda yapılabilir.
Özetle ;
Organ Bağışı:
Sağlık Müdürlerinde,
Hastanelerde,
Emniyet Müdürlüklerinde (Ehliyet Alımı Sırasında),
Organ Nakli Yapan Merkezlerde,
Organ nakli ile ilgilenen Vakıf,Dernek vs. kuruluşlarda yapılabilir.
Yasa Ne Diyor?
Canlıdan organ nakli için kişinin 18 yaşını doldurmuş bulunması, akli dengesinin yerinde olması şarttır. Canlıdan organ naklinde, verici kişinin maddi bir çıkarı olması ve/veya bu durumu bilen doktorun organ nakli yapması suçtur. Kadavradan organ naklinin yapılabilmesi için beyin ölümü belgesinin hazırlanmış olması, kişinin sağlığında organlarını bağışlaması, bağışladığına dair bir belge yoksa yakınlarının rızasının alınması şarttır. Kişinin ölümü anında yanında herhangi bir yakını yoksa, ve üzerinden organlarını bağışlamadığına dair bir belge çıkmazsa, 2594 sayılı yasa, organlarının alınmasına izin vermektedir. Ölünün fizik bütünlüğünü değiştirmeyen organlar, (örneğin kornea) herhangi bir bağış ya da izin aranmaksızın nakil için alınabilir. Organ alımı, satımı, bunun ticaretinin ya da reklamının yapılması ağır ceza gerektiren bir suçtur. Adli nedenlerle ölen kişilerin organları nakil için çıkartılırken yapılan ameliyattaki bulgular adli rapora eklenir ve otopsi bu ameliyattan sonra gerçekleştirilir. Adli işlemler organ nakli için yapılan işlemleri geciktiremez.
ORGAN VE DOKU BAĞIŞI İNSAN SAYGINLIĞIDIR.
Organ bağışı yapan kişinin organlarının hangi durumda ve ne şekilde alınacağı 2238 sayılı yasada (Ölüm Halinin Saptanması-Md. 11 ve Hekimlere İlişkin Yasak İşlemler-Md. 12) açıklanmıştır:
Madde 3- Bir bedel veya başkaca çıkar karşılığı organ ve doku alınması ve satılması yasaktır.
Madde 4- Bilimsel, istatistiki ve haber niteliğindeki bilgi dağıtımı halleri ayrık olmak üzere, organ ve doku alınması ve verilmesine ilişkin her türlü reklam yasaktır.
Madde 5- Onsekiz yaşını doldurmamış ve mümeyyiz olmayan kişilerden Organ ve Doku alınması yasaktır.
Madde 6- Onsekiz yaşını doldurmuş ve mümeyyiz olan bir kişiden Organ ve Doku alınabilmesi için vericinin en az iki tanık huzurunda açık, bilinçli ve tesirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı ve imzalı veya en az iki tanık önünde sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağın bir hekim tarafından onaylanması zorunludur.
Madde 11- Bu konunun uygulanması ile ilgili olarak tıbbi ölüm hali, bilimin ülkede ulaştığı düzeydeki kuralları ve yöntemleri uygulamak suretiyle, biri kardiyolog, biri nörolog, biri nöroşirürjiyen ve biri de anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanından oluşan dört kişilik hekimler kurulunca oy birliği ile saptanır.
Madde 12- Alıcının müdavi hekimi ile organ ve doku alınması, saklanması, aşılanması ve naklini gerçekleştirecek olan hekimlerin, ölüm halini saptayacak hekimler kurulunda yer almaları yasaktır.
Madde 15- Bu kanuna aykırı ÅŸekilde organ ve doku alan, saklayan, aşılayan ve nakledenlerle bunların alım ve satımını yapanlar, alım ve satımına aracılık edenler veya bunun komisyonculuÄŸunu yapanlar hakkında, fiil daha ağır bir ceza gerektirmediÄŸi takdirde iki yıldan dört yıla kadar hapis ve 50.000 TL’den 100.000 TL’ye kadar ağır para cezasına hükmolunur.
Diyanet İşleri Ne diyor?
Müslümanlık organ bağışı konusunda hiçbir kuÅŸkuya yer bırakmayacak biçimde açıktır ve organ bağışıyla hayat kurtarmanın sevap olduÄŸunu bildirmektedir. Diyanet İşleri BaÅŸkanlığı’nın 1980 yılında aldığı karar aynen şöyledir: “BaÅŸkanlığımız Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 6.3.1980 tarih ve 396 sayılı uzun kararı ile organ naklinin caiz olduÄŸunu bildirmiÅŸtir. Bu karara göre organ nakli için ÅŸu ÅŸartlara uyulması gerekmektedir. 1.Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati bir uzvunu kurtarmak için bundan baÅŸka çarenin olmadığının mesleki ehliyet dürüstlüğüne güvenilen bir tabib tarafından tesbit edilmesi. 2.Hastanın bu yoldan tedavi edileceÄŸine tabibin zann-ı galibinin bulunması. 3.Organ veya dokusu alınan kiÅŸinin, bu iÅŸlemin yapıldığı esnada ölmüş olması. 4.Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir. Yine aynı kararda "Sizin organınızı verdiÄŸiniz kiÅŸinin yaptığı iyilik ve fenalıktan tamamen kendisi sorumludur." denilmektedir.
Bağış kartınızı yırtıp atmanız yeterlidir.Bu konuda ÖZGÜRSÜNÜZ!!!
Kur’an-ı Kerim’de de "Kim bir insana hayat verirse onun tüm insanlara hayat vermişçesine sevap kazanacağı" beyan olunmaktadır.
(Maide suresi,Ayet 32)
Ayrıca Hıristiyanlık, Yahudilik, Budizm ve diğer dinler de, organ bağışını insan sevgisinin bir parçası olarak kabul etmektedirler ve bu alandaki çabaları destekledikleri gibi, din kurumları organ bağışının yaygınlaşması için özel çabalar yürütmektedirler.
Sonradan fikir değiştirirsem..? Ne yazık ki insan ancak organ alıcısı durumuna gelince organ bağışının önemini fark edebiliyor. Herkes organ bağışında bulunmalı, yakınlarını bu konuda bilinçlendirmeli ve ancak bu sayede ihtiyacı olduğunda organ bulabileceğini bilmelidir. Bir çok hasta bağışlanmış bir organ için beklerken ölmektedir. Bağışlanmış bir organ, başarılı bir nakilden sonra, gerçek bir yaşam armağanıdır.
Sonradan fikrinizi değiştirirseniz, bağış kartınızı yırtıp atmanız ve bu karar değişikliğinizi ailenize bildirmeniz yeterlidir.Bu konuda özgürsünüz. Sadece belirli organlarınızı bağışlamak isterseniz bu da mümkündür.
” SİZ, BİR YAÅžAM ARMAÄžAN ETMEKTESİNİZ”
ULUSAL KOORDİNASYON MERKEZİ
Organ ve Doku Nakli Hizmetlerinin baÅŸarıyla ulaşılabilmesi için SaÄŸlık Bakanlığı’na,Milli EÄŸitim Bakanlığı’na, Üniversitelere,Diyanet İşleri BaÅŸkanlığı’na,Gönüllü KuruÅŸlara,yazılı ve görsel basına ve tüm halkımıza görev düşmektedir.Bu amaçla SaÄŸlık Bakanlığı,Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemini (UKS) kurmuÅŸtur.Ulusal Koordinasyon Sistemini yürütmek amacıyla Ulusal Koordinasyon merkezi ve buraya baÄŸlı Bölge Koordinasyon Merkezleri oluÅŸturulmuÅŸtur.UKS’nin amacı bağışlanan organ ve dokuların tıbbi etik anlayışına uygun, adaletli bir ÅŸekilde,en uygun alıcıya naklinin saÄŸlanmasıdır.Ülkemizde, Organ ve Doku Nakli bekleyen tüm hastaların kayıtları UKS içerisinde Ulusal Koordinasyon Merkezi’nde bulunmaktadır.
Ulusal Koordinasyon Sisteminin yürütülmesi amacıyla Bakanlığımız Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne baÄŸlı olmak üzere;Ankara’da Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezi (UKM) ile, Ankara,İstanbul,İzmir,Antalya,Adana ve Kayseri illerinde Bölge Koordinasyon Merkezleri kurulmuÅŸtur.
Organ ve Doku Nakli Hizmetleri
Tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar,tüm dünyanın olduÄŸu gibi,ülkemizin de önemli saÄŸlık sorunlarından biridir.Organ ve doku nakli bekleyen hastaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Kalp ve karaciÄŸer nakli bekleyen hastalar, uygun organ bulunamadığı takdirde yaÅŸamlarını kısa bir süre içinde kaybetmektedir. Bugün 30.562 kronik böbrek yetmezliÄŸi hastası diyaliz cihazlarına baÄŸlı olarak ‘bir gün böbrek nakli bulabilmek umuduyla’ yaÅŸamını sürdürmeye çalışmaktadır.Nakli bekleyen hastaların bazıları ise tedavi olabilmek umuduyla yurt dışında çareler aramaktalar.
karadenizxgüzeli tarafından gönderilen tüm yazılar Bu yazı 08/04/2008 tarihinde yayınlandı. YORUM BIRAKIN Yazıya puan verin5 4 3 2 1 0 ETİKETLER [BU RESİMLERDEN İBRET ALIN] daha neduruyorsunuz karadenizxgüzeli
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: Organ bağışı efsaneleri! Gönderilme zamanı: Sal Mar 24, 2009 7:30 pm |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
Organ bağışı efsaneleri!
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=76061&cat=220&dt=2008/05/23
Habertürk yazdı: Organ bağışı efsaneleri!
Bugüne kadar hiçbir cerrahi işlem bu kadar 'şehir efsanesi' üretmedi..
23.05.2008 11:07
Organ bağışında gerçek olmamasına rağmen vatandaşlar tarafından inanılan bazı söylentilerin bağışları engellediği bildirildi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tekin Akpolat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de organ bağışının istenilen düzeyde olmadığını ve her yıl binlerce insanın uygun organ bulamadığı için hayatını kaybettiğini söyledi.
Organ bağışlarının az olmasında ''şehir efsanesi'' olarak tabir edilen bazı olumsuz söylentilerin etkili olduğuna işaret eden Akpolat, özellikle medyada ''abartılı haberler'' yer aldığını savundu.
''Görünüşte her şey çok basit; organ bağışlayın, hayat kurtarın'' diyen Akpolat, uygulamada ise insanların kafalarının karışık olduğunu, organ bağışlanmadığı için pek çok hayatın da kaybedildiğini vurguladı.
Bugüne kadar hiçbir cerrahi işlem üzerinde belki de organ bağışı kadar efsane üretilmediğine işaret eden Akpolat, ''eğer organlarımı bağışlarsam, acil servis doktorları ve görevlileri hayatımı kurtarmak için gerektiği kadar çaba göstermez, bir başkasının hayatını kurtarmak için benim organlarımı almaya bakarlar'' gibi olumsuz düşünce ve söylenti üretildiğini anlattı.
Acil serviste hastayla ilgilenen doktorların uzmanlık alanlarının organ nakli olmadığını vurgulayan Akpolat, organ bağışının ancak beyin ölümü tespit edildikten sonra gündeme geleceğini kaydetti.
Akpolat, beyin ölümü tespiti yapan doktorlarla organ nakli yapacak ekibin ve organ alacak hastanın sürekli doktorlarının yasa gereği farklı kişiler olduğunu belirterek, ayrıca beyin ölümü durumunda bile ailenin rızasının alındığını kaydetti.
Akpolat, şöyle devam etti:
''Diğer bir şehir efsanesi ise ''belki de beyin ölümü raporum imzalandığında gerçekten ölmüş olmayacağım ve eğer organlarım nakil için alınmazsa, belki de yeniden hayata dönme şansım olacak'' şeklinde. Beyin ölümü tanısı konduktan sonra insanların hayata dönmesi söz konusu değildir. Ayrıca üzerinden organ bağışı kartı çıkan hastalara gerçekten beyin ölümü durumunda olup olmadıklarını anlamak için normal bir ölüm vakasından daha çok test yapılır.
'Bir gün organ mafyasının kurbanı olma ve uyutulup sonra da bir böbreğim alınmış olarak sokakta uyanma ihtimalim ne zaman var'' söylentisi de çok dolaşan, internette sık rastlanılan bir öykü olmakla birlikte gerçek olma şansı neredeyse yok denecek kadar azdır.''
Organ naklinin sıradan bir operasyon olmadığını, özel donanım gerektirdiğini de belirten Akpolat, ''organ nakli sokak köşelerinde yapılamayacak kadar karmaşık bir operasyondur. Ancak yasal olarak suç olmasına karşın, özellikle de canlı vericili böbrek nakillerinde para karşılığı organ ticareti de söz konusu olabilmektedir. Organ ticaretini bitirecek tek çare, iyi çalışan ve yeterli organ sağlayan bir bağış sistemidir'' diye konuştu.
Dini açıdan da organ bağışının hiçbir sakıncası olmadığını vurgulayan Akpolat, bütün semavi dinlerin insan hayatını kurtaran bir yöntem olan organ bağışını onayladığını kaydetti.
Organ ve doku bağışlarıyla ilgili operasyonların cesedin görünümünü mümkün olduğunca az etkileyecek şekilde yapıldığına da işaret eden Akpolat, kesiklerin kişi yaşıyormuş ve ameliyat olmuş gibi özenle dikildiğini belirtti.
Kişinin yaşlı olması veya herhangi bir hastalığının bulunmasının organ bağışına engel olmadığını da vurgulayan Akpolat, bu kararın tıbbi ölçülerle verilebileceğine işaret etti.
Organ bağışının açıklanmasının sadece bağışçı ailenin isteğiyle olduğunu söyleyen Akpolat, organ bağışında beyin ölümü gerçekleştiği için kişinin acı hissetmesinin mümkün olmadığını kaydetti.
Organ bağışıyla ilgili üretilen söylentilere inanılmamasını isteyen Akpolat, hayat kurtarmak için herkesi organ bağışında bulunmaya davet etti.
AA
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
Kamil Hamidullah
|
Mesaj Başlığı: Re: Organ Bağışında Belçika Modelini istiyoruz. Gönderilme zamanı: Pzt May 04, 2009 11:26 am |
|
 |
| Site Admin |
 |
Kayıt: Prş Ara 07, 2006 5:57 pm Mesajlar: 1029 Konum: Ankara
|
http://www.medimagazin.com.tr/mm-organ-nakli-bekleyen-hastalari-umutlandiran-kanun-teklifi-h-59120.html04-05-2009 Organ nakli bekleyen hastaları umutlandıran kanun teklifi Kendisi de diyalize bağımlı olarak yaşayan CHP Milletvekili Tacidar Seyhan, organ nakli bekleyen bir milyon kişiye umut veren bir kanun teklifi hazırladı. Teklife göre aksine bir beyan yoksa beyin ölümü gerçekleşen kişinin organı alınacak. Bunun için aile rızası ya da vasiyet aranmayacak
Türkiye'de nakil için organ bekleyen 1 milyon kişiye umut doğdu. Kendisi de 'Acil' listesinde böbrek nakli bekleyen CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan, Meclis Başkanlığı'na verdiği kanun teklifinde izne bağlı organ bağışının, 'Aksine beyan olmadıkça, beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organlarının alınmasında vasiyet ve rıza alınmaz' diye değiştirilmesini önerdi.
Seyhan teklifinde şöyle dedi: 'Türkiye'de yaşayan ve böbrek nakli bekleyen 70 bin civarında hasta var. Bu grubun üzerine karaciğer, akciğer ve retina yetmezliğini de eklediğimizde organ nakline ihtiyacı olan insanların sayısı bir milyonu aşmakta. Başta İran İslam Cumhuriyeti'nde, Rusya Federasyonu'nda olmak üzere gelişmiş birçok Avrupa ülkesinde ve Amerika'da organ bağışı konusunda teklif edilen kanun yönünde düzenlemeler mevcut. Felsefesinde insan ve insan sağlığı olan Türkiye Cumhuriyeti'nin insan merkezli bir düzenlemeye ihtiyacı vardır.'
BÖBREK VAKFI BAŞKANI'YLA BERABER HAZIRLADI
CHP'li Tacidar Seyhan'ın Türkiye Böbrek Vakfı Başkanı Prof. Timur Erk'le birlikte hazırladığı kanun teklifi aynen şöyle: '2238 Sayılı Organ ve doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanunun 14'üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir: 'Aksine beyan olmadıkça beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organlarının alınmasında vasiyet ve rıza aranmaz.'
Diyalizle 7 aylıkken tanışanlar var
Tacİdar Seyhan, iki böbreği de iflas etmiş bir hasta. Böbrek hastalığı genetik. Ailesinden birçok kişiyi bu yüzden kaybetmiş. Kendisi de 9 aydır böbrek nakli bekliyor, haftada dört gün diyalize giriyor. 'Kendim de hasta olduğum için böyle bir teklifi vermek için çok uzun süre düşündüm, yanlış anlaşılır mıyım diye kaygılandım. Ama sonunda bunu bir görev olarak gördüm' diyen Seyhan, şunları söyledi: 'Böbreklerimi kaybettiğim ilk süreçte, psikolojik adaptasyon sorunu yaşadım. Kendimi talihsiz, yalnız hissediyordum. Milletvekili olduğumu öğrenen böbrek hastaları, 'Bu tür düzenlemeler İslam ülkelerinde, demirperde saydığınız Rusya'da var, neden bizde yok?' diye soruyorlardı. Bu insanlar arasında 20 yıldır makineye bağlı yaşayanlar bile var. Makine ile 7 aylıkken tanışıp şimdi 19 yaşında olanları gördüm. Bu bir kamu sorumluluğudur ve bu sorumluluğu yerine getirmek lazım.'
Mevcut yasada aile rızası şart
Şu an yürürlükte olan yasaya şöyle: 'Bir kimse sağlığında vücudunun tamamını veya organ ve dokularını, tedavi, teşhis ve bilimsel amaçlar için bıraktığını resmi veya yazılı bir vasiyetle belirtmemiş veya bu konudaki isteğini iki tanık huzurunda açıklamamış ise sırasıyla ölüm anında yanında bulunan eşi, reşit çocukları, ana veya babası veya kardeşlerinden birisinin; bunlar yoksa yanında bulunan herhangi bir yakınının muvafakatiyle ölüden organ veya doku alınabilir.' Akşam
_________________ PHA Turkey, Pulmoner Hipertansiyon ile ilgili herÅŸey.
Organ Bağışında BELÇİKA MODELİ'ni istiyoruz. Organlar devletin olmalı.
"Doğru doktora ve tedaviye ulaşamayanları unutma, gel sende katıl bize, umut ol hepimize."
|
|
| Başa Dön |
|
 |
|
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
|
[ 14 mesaj ] |
|
Kimler çevrimiçi |
Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir |
|
Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz
|

|